Avcılık Fıkraları

ANA SAYFA > Avcılık Fıkraları (19 Fıkra)

Avcılık Fıkraları

Avcının biri bir gün arkadaşıyla avlanırken arkadaşının tüfeğinden bir mermi ona denk gelmiş ve arkadaşı da onun öldüğünü fark etmemiş. Ve bir süre sonra orayı terk etmiş. Adamın ruhu gidince de nereye gideceğini ölen avcı kendi seçecekmiş ve oda bakmış cennette herkes tespih çekiyor cehennemde de herkes çok eğleniyor demiş ki;
- Cennette benim canım sıkılır ben cehenneme gitmek istiyorum, orda canım sıkıldığı zaman eğlenceye katılırım hiç canım sıkılmaz
Cehenneme girmiş ama oraya adımını attığı anda şeytan demiş ki;
- Eğlence bitti herkes kazanlara!

Avcılık Fıkraları, Nehir paylaştı

Dört kişilik avcı grubu, tecrübeli avcı Temel'in önderliğinde ormanda ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik çıkar. Temel;
- Yatın yere tavşan deliği!
Bütün avcılar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavşan çıkar. Avcılar hemen Vururlar.

Tekrara yürümeye başlarlar. Bir süre sonra büyük bir delik çıkar karşılarına. Temel:
- Yatın yere, tilki deliği!

Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar onu da vururlar. Tekrar düşerler.
Bu defa daha büyük bir delik çıkar. Temel:
- Yatın yere burası ayı ini!

Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. İyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler. Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar. Acemiler hep birden Temel'e bakaralar. Temel:
- Uşaklar ne çıkacağunu bilmeyrum. Ama yatın ne çıkarsa bahtumuza!

Ertesi gün gazetelerde:
Dört avcı tren altında can verdi...

Avcılık Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Tilkinin biri akşam üstü bir kayanın tepesine oturmuş, başlamış hayal kurmaya.
"Şimdi gider Ali ağanın kümesten iki tavuk alırım, Osman ağanın kümesten bi hindi, Haydar emminin kümesten üç ördek, artık veli ağanın kümese de yarın akşam dalarız."
Derken avcının biri de avdan dönüyormuş hem de eli boş. Tilkiyi görünce silahı doğrultmuş basmış tetiğe. Tilki tepeden teker tombala inmiş dereye. Hemen kalkmış bakmış etrafına bir iki sıyrıkla işi atlatmış. Sonra demiş ki;
- Ulan bi izin vermiyorlar ki ağız tadıyla malımızı sayak.

Avcılık Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Temel ile Dursun bir gün ava gitmişler. İri bir geyik avlayıp geri dönerlerken çok ağır olan geyiği birer boynuzundan beraberce tutarak köylerine doğru yola koyulmuşlar. Köye beş yüz metre kala köyün yaşlılarından biri ile karşılaşmışlar. Adam geyiği görüp Temel ile Dursun'u tebrik ettikten sonra geyiği böyle taşımaları halinde etinin sertleşeceğini söyleyerek kuyruğundan çekerek taşımalarını önermiş. Temel ile Dursun da kuyruğundan çekerek taşımaya başlamışlar. Bir süre sonra çok yorulmuşlar ve Dursun Temel'e dönüp:
– Ula Temel biz yine eskisi gibi taşısak iyi olur. Baksana köyden epeyce uzaklaştık...

Avcılık Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Ava çıkmış adam, başına gelenleri anlatıyormuş :

- Ormanda ilerlerken, karşıma kocaman bir Ayı çıkmaz mı? Çifteyi doğrultacak vakit yok!.. Silahı bir kenara attığım gibi başladım kaçmaya. Fakat Ayı peşimde! Benden hızlı koşuyor. Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim. O kadar yaklaşmıştı. Derken Ayının ayağı kaydı, yere düştü... Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı açtım. Ama ayı toparlandı, kalktı, bana yetişti. Yine nefesi ensemde... Pençesini uzatsa omzumdan yakalayacak. Allah'tan tam o sırada yine Ayının ayağı kaydı, yere düştü. Talih bana gülüyor! Hızımı arttırabildiğim kadar arttırdım, yeniden arayı beş yüz metre kadar açtım. Allah sizi inandırsın arkadaşlar, Ayı yine bana yetişti. Yine nefesi ensemde... şansa bakın... Ayının tekrar ayağı kayıp yere düşmez mi?

Serüveni dinleyenlerden biri dayanamamış:

- Sen de çok yürekliymişsin kardeşim!... Hayvan bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar sokulsa, çok ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederim.

Avcı dönüp ters ters sözünü kesene bakmış:

- Lafı karıştırma yahu! Ayı üç kez neyin üstüne bastı da ayağı kayıp yere düştü sanıyorsun?

Avcılık Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Bir gün Temel bir göle gidip balık tutmaya başlamış. Bir kaç dakika sonra Temel in yanına bir görevli gelir:
- Ha sen ne yapıyorsun burada. Balık tutmak yasak diyor görmüyor musun?
- Ben balık tutmuyorum ki.
- Ha o elinde ki ne?
- Olta
- Ucundaki?
- İğne
- Onun ucundaki?
- Solucan
- E sen balık tutmuyor da ne yapıyorsun?
- Solucana yüzme öğretiyorum.

Avcılık Fıkraları, Gelmemeye Giden paylaştı

Üç sıkı dost birlikte balık tutmaya gitmişler. Hep beraber gülüp eğlenerek balık tutmuşlar. Tuttukları balıkların birazını pişirip yemek için yakacak toplayıp ateş yakmışlar. Balıklar yanan ateşte pişerken sohbet etmeye başlamışlar. İçlerinden birisi arkadaşlarına dert yanmış:
- Bugün balık tutmaya gidebilmek için karıma evdeki eskiyen koltuk takımını değiştireceğime söz vermek zorunda kaldım.

Bunun üzerine diğeri de arkadaşlarına dert yanmış:
- O da bir şey mi? Ben bugün balık tutmaya gidebilmek için karıma evin bütün duvarlarını boyatacağıma söz vermek zorunda kaldım.

Üçüncü arkadaşlarından ses çıkmayınca merakla sormuşlar:
- Sen ne söz verdin balık tutmaya gidebilmek için?

Üçüncü arkadaşları cevap vermiş:
- Ben hiçbir söz vermedim. Sabah kahvaltıdan sonra karıma "Bugün canım çok sıkkın, balık tutmaya mı gideyim yoksa birlikte annemlere ziyarete mi gidelim?" dedim. O da bana "Hayatım, giderken üstünü sıkı giyin, gelirken de tuttuğun balıklardan birazını eve getir." dedi.

Avcılık Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Diğer Sayfalar: [1]2 3

Avcılık Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin