Temelcik öğretmenine sorar:
- Tünyamuz pi cün yok olacak mi?
- Evet yavrum!
- Peçi uçan uçaklar nereye inecek?
Çocuksu Fıkralar, EbruC paylaştı
ANA SAYFA > Çocuksu Fıkralar (146 Fıkra)
Temelcik öğretmenine sorar:
- Tünyamuz pi cün yok olacak mi?
- Evet yavrum!
- Peçi uçan uçaklar nereye inecek?
Çocuksu Fıkralar, EbruC paylaştı
Küçük İrem ile Şule konuşuyorlardı:
- Nehirler nereye dökülür?
- Denize, tabii.
- Hepsi mi?
- Evet.
- Öyleyse deniz neden taşmıyor?
- Tabii taşmaz. Denizin dibi sünger dolu. Suyu onlar çekiyor
Çocuksu Fıkralar, fikraoku.com.tr paylaştı
Köyde çok yalancı bir adam varmış herkes merak etmiş. herkes yalancıyı görmek için yalancının evine gitmiş kapıyı çalmışlar. oğlu kapıyı açmış baban nerde diye sormuşlar .Çocuk:
— Babam ayı ikiye böldü, köydeki merdivenleri toplamaya gitmiş, üst üste koyup ayı bantlayacak
"Çıkalım" demişler;
— Oğlu böyleyse babası kim bilir nasıl
Çocuksu Fıkralar, namet onat paylaştı
Annesi kekten bir dilim daha koparmaya çalışan oğluna;
- Yeterince verdim. Birazdan misafir gelecek, senden rica ediyorum elini bile sürme. Tamam mı evladım? Söz mü? demiş.
Ali, büyük bir kararlılıkla;
- Söz veriyorum anneciğim, yanıtını vermiş.
Bir süre sonra misafirlere ikram etmek için keklerin bulunduğu tabağın örtüsünü açan annesi bir tek dilimin bile kalmadığını görünce, oğlunu karşısına alıp;
- Bana söz vermiştin, hani elini bile sürmeyecektin oğlum? diye sorunca, Ali;
- Vallahi elimi bile sürmedim, çatalla yedim anneciğim, demiş.
Çocuksu Fıkralar, ALP ORAN paylaştı
Anne çocuğuna;
- Ellerini sabunla yanıma gel, demiş. Çocuk ellerini sabunlamış ama yıkamamış. Annesinin yanına koşmuş. Annesi neden ellerini sabunlu bıraktığını sorunca çocuk:
- Sen bana ellerini sabunla dedin ben de sabunladım geldim, demiş.
Çocuksu Fıkralar, Serra Karakaya paylaştı
Baba, pazar sabahı neşeyle uyandı. Bütün gün miskinlik yapıp evde oturacak, elinde kahve, pencere kenarında gazeteleri evire çevire okuyacaktı.
Ama daha kahvaltıda oğlu, sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. Oğluna verdiği sözü tamamen unutmuştu. Bu pazar onu sinemaya götürecekti. Hay Allah! Bir bahane bulmalıydı.
Birden masanın yanında duran gazetenin, promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. İşte bahanesi yanı başındaydı. Haritayı alıp odaya gitti, onu makasla küçük parçalara ayırdı ve tekrar mutfağa dönerek:
- Tamam oğlum, ama önce sana bir görev, bu haritayı düzelt, ondan sonra gidelim, dedi. Sonra da "Kendim bile bu haritayı düzeltemem artık" diye düşünüp, keyifle pencere kenarına kuruldu.
Ama on dakika sonra çocuğu yanı başında bitmiş, sevinçle:
- Haritayı düzelttim baba, hadi sinemaya gidelim, diyordu.
İnanamadı ve görmek istedi. Ve hayretle içinde gördü.
- Bunu nasıl yaptın oğlum?
- Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı. İnsanı düzeltince dünya kendiliğinden düzeldi.
Çocuksu Fıkralar, Esra paylaştı
Evin sevimli küçük kız çocuğu kardeşinin ağlamalarından rahatsız olmuş olacak ki, annesine sormuş;
- Anneciğim küçük kardeşimin nesi var?
- Dişleri çıkıyor yavrum.
- Öyleyse niçin bağırıyor, yoksa diş istemiyor mu?
Çocuksu Fıkralar, Berna paylaştı