Çocuksu Fıkralar

ANA SAYFA > Çocuksu Fıkralar (146 Fıkra)

Çocuksu Fıkralar

Küçük Mert, nefes nefese karakoldan içeri girer.
- Koşun polis amca, biri babamı dövüyor!
Polis sokağa fırlar. İki adamın alt alta, üst üste yuvarlandığını görür.
- Evlâdım sen merak etme. Ben şimdi onları ayırırım.
Söyle bakalım hangisi senin baban?
- Ben de bilmiyorum. Zaten onlar da bu yüzden kavga ediyorlar!

Çocuksu Fıkralar, rabia paylaştı

Annesi kekten bir dilim daha koparmaya çalışan oğluna;
- Yeterince verdim. Birazdan misafir gelecek, senden rica ediyorum elini bile sürme. Tamam mı evladım? Söz mü? demiş.
Ali, büyük bir kararlılıkla;
- Söz veriyorum anneciğim, yanıtını vermiş.

Bir süre sonra misafirlere ikram etmek için keklerin bulunduğu tabağın örtüsünü açan annesi bir tek dilimin bile kalmadığını görünce, oğlunu karşısına alıp;
- Bana söz vermiştin, hani elini bile sürmeyecektin oğlum? diye sorunca, Ali;
- Vallahi elimi bile sürmedim, çatalla yedim anneciğim, demiş.

Çocuksu Fıkralar, ALP ORAN paylaştı

Doktor, hasta dedeye:
- Sizde şeker var, dedi.

Bunu duyan torunu Onur hemen dedesinin üzerine atıldı.
- Hiç anlamam dede! Üstünü arayacağım.

Çocuksu Fıkralar, fikraoku.com.tr paylaştı

Evin sevimli küçük kız çocuğu kardeşinin ağlamalarından rahatsız olmuş olacak ki, annesine sormuş;

- Anneciğim küçük kardeşimin nesi var?

- Dişleri çıkıyor yavrum.

- Öyleyse niçin bağırıyor, yoksa diş istemiyor mu?

Çocuksu Fıkralar, Berna paylaştı

Köyde çok yalancı bir adam varmış herkes merak etmiş. herkes yalancıyı görmek için yalancının evine gitmiş kapıyı çalmışlar. oğlu kapıyı açmış baban nerde diye sormuşlar .Çocuk:
— Babam ayı ikiye böldü, köydeki merdivenleri toplamaya gitmiş, üst üste koyup ayı bantlayacak
"Çıkalım" demişler;
— Oğlu böyleyse babası kim bilir nasıl

Çocuksu Fıkralar, namet onat paylaştı

Anne küçük kızına anlatıyordu.

- Bak kızım, gelinler en mutlu günleri olduğu için nikahta beyaz giyerler.

Küçük kız bir an düşündü.

- Yaa... Şimdi damatların neden siyah giydiklerini daha iyi anlıyorum...

Çocuksu Fıkralar, fikraoku.com.tr paylaştı

Baba, pazar sabahı neşeyle uyandı. Bütün gün miskinlik yapıp evde oturacak, elinde kahve, pencere kenarında gazeteleri evire çevire okuyacaktı.

Ama daha kahvaltıda oğlu, sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. Oğluna verdiği sözü tamamen unutmuştu. Bu pazar onu sinemaya götürecekti. Hay Allah! Bir bahane bulmalıydı.

Birden masanın yanında duran gazetenin, promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. İşte bahanesi yanı başındaydı. Haritayı alıp odaya gitti, onu makasla küçük parçalara ayırdı ve tekrar mutfağa dönerek:

- Tamam oğlum, ama önce sana bir görev, bu haritayı düzelt, ondan sonra gidelim, dedi. Sonra da "Kendim bile bu haritayı düzeltemem artık" diye düşünüp, keyifle pencere kenarına kuruldu.

Ama on dakika sonra çocuğu yanı başında bitmiş, sevinçle:

- Haritayı düzelttim baba, hadi sinemaya gidelim, diyordu.

İnanamadı ve görmek istedi. Ve hayretle içinde gördü.

- Bunu nasıl yaptın oğlum?

- Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı. İnsanı düzeltince dünya kendiliğinden düzeldi.

Çocuksu Fıkralar, Esra paylaştı

Diğer Sayfalar: İlk Sayfa ... 15 16 17 18 [19]20 21

Çocuksu Fıkralar Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin