Mahkeme Fıkraları

ANA SAYFA > Mahkeme Fıkraları (31 Fıkra)

Mahkeme Fıkraları

Avukatlığın olmadığı zamanlarda dava vekilliği yapan bir Sami Amca varmış.
Çevresindeki insanların hukuki sorunları için uğraşır, dertlerine deva olurmuş.
Mesela, bir tarla için dava açılıyor. Vatandaşın hakkı gasp olmuş. Sami Emmiye varıyor, derdini anlatıyor.
Sami Emmi, dinliyor meseleyi, sakalını sıvazlıyor. Diyor ki:
- Üçüncü maddeden tutturursak tamamdır!

Bir cinayet davası, yahut bir kavga veya kız kaçırma olayı var. Sami Emmi dinliyor meseleyi, sonra aynı cevabı yine veriyor:
- Üçüncü maddeden tutturursak tamam!

Bu nasıl üçüncü maddeyse mübarek, her derde deva... Her olayda üçüncü madde işliyor, joker gibi al oraya koy, al bu davada kullan! Yıllar sonra artık işten elini eteğini çekiyor Sami Emmi. Bir adam yanına uğruyor.
- Sami Emmi beni hatırladın mı?
- Yooo!
- Hatırlamazsın, benim dava vekiliydin sen. On yıl hapis yattım. Sami Emmi, iştahla soruyor:
- Hangi maddeden hüküm giymiştin? Cevap:
- Üçüncü maddeden Sami Emmi, üçüncü maddeden!

Mahkeme Fıkraları, Fatma paylaştı

Hırsızlıktan yakalanan iki yabacı hakim önüne çıkarılır.
Hâkim birisine sorar:
— Nerede oturuyorsun?

Yabancı yarım yalamak Türkçesi ile cevap verir:
— Nerede çok yorulur, orada oturur.

Hâkim diğerine sordu:
— Sen nerede oturuyorsun?

Yabancı cevap verir:
— Ben bunun komşusuyum

Mahkeme Fıkraları, Buse paylaştı

"Suçun sebebi alkoldür", demiş hâkim.

Temel sevinçle onaylamış:

— Sağolun, haçim bey, herkes kazanin benim yüzümden oldiğinu, penim suclu oldiğimu sanacakti.

Mahkeme Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Kasabada tefeci bir adam varmış. Başı sıkışan birine para verirse getirdiği güne göre faizini hesaplayıp alırmış.

Günün birinde bir komşusu bu tefeciden büyük kazanını emanet istemiş. Almış. İşini görmüş. İade ederken de içine bir küçük kazan koymuş. Sahibi emin olmak için sormuş.

— Bu tencere ne?

Komşusu;
— Senin kazan doğurdu, deyince hemen sahiplenip tencereyi almış.

Birkaç zaman sonra komşusu yine büyük kazanı emanet istemiş ve almış. Kazanın sahibi aradan on - on beş gün geçtiği halde kazanının geri gelmediğini görünce, kazanını istemiş.

— Kazan öldü, diye bir cevap almış. Hiddetlenmiş. Mahkemeye kadıya başvurmuş.

O sıralarda Nasreddin Hoca , Kadılık görevi yapmaktaymış. Davalı ve Davacıyı dinledikten sonra:

— Senin kazan, doğuran kazan olduğuna göre ölmesi de gerekir, diye hükmetmiş.

Adam hiddetle:

— Hiç kazan ölür mü kadı efendi? deyince:

Kadı Nasreddin Hocamız cevabı yapıştırmış;

— Doğurduğuna inanıyorsun da, öldüğüne neden inanamıyorsun ?..

Mahkeme Fıkraları, adalet paylaştı

Şinasi Nahit, keskin kalemli bir güldürü yazarıydı. Devir, Demokrat parti dönemiydi. Yazılarından dolayı sık sık yargılanıyordu usta mizahçı. Mahkeme aynı mahkeme, yargıç aynı yargıçtı. Her mahkeme, hakimin "gereği düşünüldü" demesiyle bitiyor. Verilen cezayı Yargıtay onaylıyor, ünlü yazar da cezaevine atılıyordu.

Bir dava, yine hakimin "gereği düşünüldü" cümlesiyle sona ermek üzereyken, Şinasi Nahit, artık dayanamadı, yerinden fırlayarak:
- Hakim bey, hakim bey, dedi. Sen hep gereğini düşünüyorsun, biraz da beni düşünsene.

Mahkeme Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Temel 20 basamaklı merdivenden düşen arkadaşıyla mahkemelik olur. Hakim Temel'e sorar:
— Temel, davacıyı merdivenden ittin mi?

Temel yanıtlar:
— Sadece bir basamak ittim, diğerlerinden kendisi düştü.

Mahkeme Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Mahkeme Hakimi Temel'e sorar:
— Niye adamın başına sandalyeyle vurdun?

Boynu bükük Temel:
— Ne yapayum çaresizluk efendum. Masayı kalduramadım ki!

Mahkeme Fıkraları, ASLAN26 paylaştı

Diğer Sayfalar: 1 2 3 [4]5

Mahkeme Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin