Temel ve Fadime uzun yıllar nikahsız yaşamaktadır. Bir gün Fadime:
- Temel bu iş böyle olmuyor, evlenelim artık, demiş. Temel gayet sakin:
- Bizi bu yaştan sonra kim alır Fadime'm
Temel Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı
ANA SAYFA > Temel Fıkraları (355 Fıkra)
Temel ve Fadime uzun yıllar nikahsız yaşamaktadır. Bir gün Fadime:
- Temel bu iş böyle olmuyor, evlenelim artık, demiş. Temel gayet sakin:
- Bizi bu yaştan sonra kim alır Fadime'm
Temel Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı
Trabzonlu Temel Ağa'nın sevgili torunu Eda'ya verilen ödev ile başı derttedir...Eskişehir'e göç eden "teğerli arkadaşu" Niyazi'ye başına gelenleri yazar:
Niyazicuğum. Hani benim küçük torun var ya. Geçen akşam, geturdi ödevini önüme koydi. Bi yandan da ağlay. Zaten dertlerini hep bağa açar.Dedi ki; "habunlari anliyamadum. O yüzden da yapamadum. Yarin öğretmen beni dövecek."
Dedum ki; "Ağlama uşağum, bunun içun öğretmen adam dövmez. Simdi oni çözeruk." Ne mümkün Niyazi kardaşum:
Bi tirenlan, bi otobos ayni istasyondan kalkmislar. Tiren otobostan üçte bir daha hizli gidiy. Otobos iki yerde onbeşer dakka istirahat vermis. Tiren da bi yerde durmiş, 20 dakka su almiş. Otobos saatte 60 kilometro gidiymiş. Tiren 5 saat sonra gideceği yere varmiş. Otobos ise ne vakit sonra oraya varacakmiş. Ograstum yapamadum. Uşak ağlay. Derken bubasi geldi. O da çözemedi.
Diyrum oğa ki, "damat, senun taniduğun tahsilli bi otobos şofori var ise oğa soralim, belki o bilebilur. Yahutta sabah olsun ben uşağı şoforler cemiyetine götüreyum. Onlar arasinda belki tirenle yaris etmis bi sofor vardur da bize nasihat verur." Ha, biz bi yandan da uşağa tireni tarif ediyruk. Tiren görmemis ki... Ne anasi görmis, ne bubasi. Ben da bi tek askerlukte Erzurum'dan Sivas'a gittiydum. Neysa kardasum, o gece çok kızdum. Diyeceksun ki niye? Uşak daha incir ağacından duti ayiramay; mezgiti gosteriyrum, hamsi diy; efendum, yumurtanun fabrikada yapilduğuni sanay. Biz gelduk araba yariştiriyruk.Yani efendi, otobos saatinda varsa ne olur, geç varsa ne olur? Gurbetten yolci mi bekliysun? Eğer varacagi saat onemliysa, edersun yazihaneye bi telefon, derler saga otobosun ineceği zamani.. Bu kadarluk mesele içun sabiyi subyani niye telef edersun? Uşacuklarda şarkı yok, türki yok, oyun yok; dayamis matamatigi. Ayuptur...
Temel Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı
Bir gün Temel bayılmış, hastaneye kaldırmışlar, hastanede Azrail'e zormuş;
- Benum zamanim geldi mi? Azrail;
- Yook senin daha 40 yıl 6 ayın var, demiş.
Temel çok sevinmiş, taburcu olduktan sonra estetik merkezine gitmiş. Dudaklarını doldurtmuş. Her tarafını gerdirmiş estetik merkezinden bambaşka biri olarak çıkmış. Karşıdan karşıya geçerken araba çarpıp ölmüş temel Azrail'e demiş ki;
- Ya sen niye benum canumu aldun, benum daha 40 sene 6 ay ömrum vardu.
Azrail Temel'e bi bakmış tanımaya çalışmış sonra demiş ki;
- Kız Allah canını almasın o sen miydin?
Temel Fıkraları, ayıboğan paylaştı
Bir gün Temel ile Dursun kim daha hızlı 100 metreyi yüzer diye iddaya tutuşur. Yarış başlar. Temel yarışı önde götürür. Tam 95 metreye geldiği sırada "Ben yoruldum" der ve 95 metreyi geri yüzer.
Temel Fıkraları, şimal paylaştı
Temel trafik polisidir, sarışın bir bayan sürücüyü durdurur ve ehliyetini sorar. Kadın çantasını kucağına alıp aramaya baslar, ancak uzun süre geçmesine rağmen bir türlü ehliyetini bulamaz.
Temel beklemekten bunalır ve sabırsız bir ifadeyle kadına söylenir:
- Hanımefendi, ehliyetinizi bulamadığınız anlaşılıyor. Üzerinde kendi resminizin olduğu şeyi göstereceksiniz, acele edin lütfen.
Kadın bu uyarı üzerine telaşlanır ve kısa bir süre sonra "hah buldum" diye sevinçle çığlık atıp çantasındaki makyaj aynasını Temel'e uzatır.
Temel aynayı ciddiyetle inceler ve kadına dönüp kibar bir ifadeyle konuşur:
- Buyurun belgenizi hanımefendi. Özür dilerim, polis olduğunuzu söyleseydiniz durdurmazdım...
Temel Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı
Temel şehrin en gözde semtinde büro tutmuş ve kapısına "Avukat Temel" yazılı bir tabela astırmış. Yeni bürosunda ilk sabah otururken kapısı çalmış ve sekretere:
- Kapıyı aç kızım demiş. Sekreter kapıyı açıp büroya gelen adamı Temel'in odasına soktuğu anda Temel hemen telefona sarılmış konuşmaya başlamış:
- O iş tamam beyim. Benum aldığum davada kötü bir netice çıkmaz, tabi hemen çıkarıruz İdris'i da ben kurtarmıştım Dursun'u da. Siz hiç merak etmeyun. Ankara'da çok tanıduk var.
Konuşma bu şekilde birkaç dakika daha devam ettikten sonra Temel sekreterin odaya getirdiği adama:
- Aman efendum kusura bakmayun ama görüyorsunuz ki işler çok yoğun sizin ne davanuz vardı? Demiş. Adam:
- Hiiç. Benim davam filan yok ben telefonunuzu bağlamaya gelmiştim!
Temel Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı
Uçağa binmek için hava alanındakiler bavullarda bir şey var mı diye güvenlikten geçiriliyormuş.
İngiliz'in bavulunu açmışlar 7 tane iç çamaşırı niye 7 tane diye sormuşlar adam:
Pazartesi, salı, çarşamba... Haftanın 7 günü için ayrı ayrı demiş.
Güvenlikçiler vay be medeni insanın hali başka demişler.
Fransız gelmiş onda da 8 tane iç çamaşırı sormuşlar:
Pazartesi, salı, çarşamba... bir tane de yedek demiş.
Ona da vay be medeni insanın hali ayrı demişler.
Sıra gelmiş bizim Temel'e, bavulunu açmışlar 12 tane iç çamaşırı, adamlar şaşırmış ve böbürlenerek vayy be! ne varsa bizim insanımızda var demişler ve sormuşlar neden 12 tane? Temel cevap vermiş;
- Ocak, Şubat, Mart... 12 ay saymış
Temel Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı