Temel Fıkraları

ANA SAYFA > Temel Fıkraları (355 Fıkra)

Temel Fıkraları

Naziler İngiliz, Fransız ve Laz askerini esir almışlar. Bu üç kişiyi bir süre sonra ölüm cezasına çarptırmışlar. Ve esirlere sormuşlar:
— Beyler Giyotinle mi ölmek istersiniz? Asılarak mı? Kurşuna dizilerek mi?

İlk önce Fransız yanıt vermiş:
— Benim atalarım hep giyotinle öldüler ben de giyotinle. Onu almışlar kafasını yerleştirmişler giyotine. Giyotini üstten bırakıyorlar. Tam kafasına 2 santim kalınca giyotin duruyor. Maalesef giyotin bozuk Almanlar sinirleniyor. Çünkü bu durumda Fransız kurtuldu.

İngiliz:
— Arkadaşlar, asılarak ölmek çok kötü beni de giyotinle öldürün. İngiliz uyanıklık yapıyor. Almanlar giyotini tamir ediyorlar. Ama olay aynı şekilde cereyan ediyor. Sonuçta İngiliz de kurtuluyor.
Sıra bizim laza geliyor. Bizim Temel de uyanık:
— Arkadaşlar asılarak ölmek gerçekten çok kötü. E zaten giyotin de çalışmıyor. En iyisi siz beni kurşuna dizin.

Temel Fıkraları, Reyhan paylaştı

Pilot temel telsize var gücüyle bağırıyordu:
— Ula sağ motor bozuldu düşeyrum, düşeyrum, meydey düşeyrum, kule düşeyrum.

Kule hemen cevapladı:
— Mesaj anlaşıldı, yerinizi bildirin, yerinizi bildirin. Temel gayet ciddi:
— Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk!

Temel Fıkraları, _esrarenqiz_ paylaştı

Küçük Temel'le arkadaşları sınıfta kim daha zeki diye tartışıyorlarmış.
Küçük Temel:
- Ben çok zekiyumdur, üç aylıkken yürümeye başlamişum, demiş.
Oradan Dursun söze atlamış:
- Sen ha puna zeka mı diysun daa... Haçan ben üç yaşıma kadar kendimi kucakta taşitmuşum, der.

Temel Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Arabasıyla Almanya'ya giden Dursun, arkadaşı Temel'i lastiğinin havasını indirirken yakalar:

— Ne yapaysun uşağum?

Temel oldukça duygusal bir modda cevap verir:

— Biraz memleket havasi koklayalum dedik da!

Temel Fıkraları, Reyhan paylaştı

Temel ve Fadime uzun yıllar nikahsız yaşamaktadır. Bir gün Fadime:
- Temel bu iş böyle olmuyor, evlenelim artık, demiş. Temel gayet sakin:
- Bizi bu yaştan sonra kim alır Fadime'm

Temel Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Temel şehrin en gözde semtinde büro tutmuş ve kapısına "Avukat Temel" yazılı bir tabela astırmış. Yeni bürosunda ilk sabah otururken kapısı çalmış ve sekretere:

- Kapıyı aç kızım demiş. Sekreter kapıyı açıp büroya gelen adamı Temel'in odasına soktuğu anda Temel hemen telefona sarılmış konuşmaya başlamış:
- O iş tamam beyim. Benum aldığum davada kötü bir netice çıkmaz, tabi hemen çıkarıruz İdris'i da ben kurtarmıştım Dursun'u da. Siz hiç merak etmeyun. Ankara'da çok tanıduk var.

Konuşma bu şekilde birkaç dakika daha devam ettikten sonra Temel sekreterin odaya getirdiği adama:

- Aman efendum kusura bakmayun ama görüyorsunuz ki işler çok yoğun sizin ne davanuz vardı? Demiş. Adam:
- Hiiç. Benim davam filan yok ben telefonunuzu bağlamaya gelmiştim!

Temel Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Trabzonlu Temel Ağa'nın sevgili torunu Eda'ya verilen ödev ile başı derttedir...Eskişehir'e göç eden "teğerli arkadaşu" Niyazi'ye başına gelenleri yazar:

Niyazicuğum. Hani benim küçük torun var ya. Geçen akşam, geturdi ödevini önüme koydi. Bi yandan da ağlay. Zaten dertlerini hep bağa açar.Dedi ki; "habunlari anliyamadum. O yüzden da yapamadum. Yarin öğretmen beni dövecek."

Dedum ki; "Ağlama uşağum, bunun içun öğretmen adam dövmez. Simdi oni çözeruk." Ne mümkün Niyazi kardaşum:

Bi tirenlan, bi otobos ayni istasyondan kalkmislar. Tiren otobostan üçte bir daha hizli gidiy. Otobos iki yerde onbeşer dakka istirahat vermis. Tiren da bi yerde durmiş, 20 dakka su almiş. Otobos saatte 60 kilometro gidiymiş. Tiren 5 saat sonra gideceği yere varmiş. Otobos ise ne vakit sonra oraya varacakmiş. Ograstum yapamadum. Uşak ağlay. Derken bubasi geldi. O da çözemedi.

Diyrum oğa ki, "damat, senun taniduğun tahsilli bi otobos şofori var ise oğa soralim, belki o bilebilur. Yahutta sabah olsun ben uşağı şoforler cemiyetine götüreyum. Onlar arasinda belki tirenle yaris etmis bi sofor vardur da bize nasihat verur." Ha, biz bi yandan da uşağa tireni tarif ediyruk. Tiren görmemis ki... Ne anasi görmis, ne bubasi. Ben da bi tek askerlukte Erzurum'dan Sivas'a gittiydum. Neysa kardasum, o gece çok kızdum. Diyeceksun ki niye? Uşak daha incir ağacından duti ayiramay; mezgiti gosteriyrum, hamsi diy; efendum, yumurtanun fabrikada yapilduğuni sanay. Biz gelduk araba yariştiriyruk.Yani efendi, otobos saatinda varsa ne olur, geç varsa ne olur? Gurbetten yolci mi bekliysun? Eğer varacagi saat onemliysa, edersun yazihaneye bi telefon, derler saga otobosun ineceği zamani.. Bu kadarluk mesele içun sabiyi subyani niye telef edersun? Uşacuklarda şarkı yok, türki yok, oyun yok; dayamis matamatigi. Ayuptur...

Temel Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Diğer Sayfalar: İlk Sayfa ... 5 6 7 [8]9 10 11 ... Son Sayfa

Temel Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin