Avukat Fıkraları

ANA SAYFA > Avukat Fıkraları (6 Fıkra)

Avukat Fıkraları

Avukat, müvekkillerinden birine mesaj çekti:
- Kayınvalideniz dün gece öldü. Gömülmesini mi, mumyalanmasını mı, yoksa yakılmasını mı sağlayalım?

Ertesi kısa süre sonra beklenen cevap geldi:
- Emin olmak isterim. Her üçü de yapılsın.

Avukat Fıkraları, Reyhan paylaştı

Ülkenin tanınmış genç avukatlarından biri, yaban kazı avı zamanı, tüfeğini alıp avlanmaya çıkmış. Kazları uçarken görmüş. Hemen nişan alıp ateş etmiş. Kuş döne döne yere inmeye başlamış. Etrafı çitle çevirili bir araziye düşüvermiş sonunda.

Avukat hemen araziye girip kuşu almaya yeltenmiş. Tam çitlerden içeri girecekken karşısına yaşlı bir köylü çıkmış.

Köylü avukata sormuş:
- Ne yapıyorsun benim arazimde ?

Avukat:
- Şu yaban kazını vurdum da, almaya çalışıyorum.

Yaşlı köylü:
- Arazi benim olduğuna göre, içindeki her şey gibi, kuş da benimdir.

Avukat hemen diklenmiş:
- Ben bu ülkenin en önemli avukatlarından biriyim. Beni uğraştırma bey amca!

- Mahkeme masrafı falan der, çiftliğine kadar elinden alırım bak !

Yaşlı köylü gülmüş:
- Biz buralarda böyle küçük sorunları mahkemeyle değil, üç tekme kuralıyla çözeriz.

Demiş.
- Nedir o üç tekme kuralı?

Diye sormuş, avukat merakla. Yaşlı köylü:
- Önce biri ötekine üç tekme vurur, sonra öteki. Sonra yine ilki. Bir kişi pes edene kadar devam eder. Pes eden kaybeder.

Avukat genç, güçlü kuvvetli, sportmen. Köylü ihtiyar. İçinden "ben bunu haklarım" diye düşünerek:
- Kabul.
Demiş.

- Burası benim arazim olduğuna göre ilk vurma hakkı bende.
Demiş yaşlı köylü. İlk tekmeyi atmış avukatın kasıklarına. "Ufff" diye dizlerinin üzerine çökmüş avukat.

İkinci tekme tam midesine gelmiş ki, avukat öğlen yediği yemekleri çıkarmış, "böğğğ" diye bağırıp dört ayak haline gelmiş yerde.

Yaşlı köylü üçüncü tekmeyi tam kıçının ortasına yerleştirince de öne doğru kapaklanmış avukat.

Önde de köylünün ineğinin biraz evvel oraya bıraktığı ıslak tezek var, avukatın suratı aynen gömülmüş içine.

Avukat:
- Şimdi sıra bende, ihtiyar tilki, diye doğrulmuş, ağzına kadar giren pislikleri ceketinin koluyla temizlemeye çalışırken.

Yaşlı köylü gülmüş:
- Pes ediyorum.

- Bir kaz için dövüşmeye değmez, al kuşunu git buradan!

Avukat Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Temel şehrin en gözde semtinde büro tutmuş ve kapısına "Avukat Temel" yazılı bir tabela astırmış. Yeni bürosunda ilk sabah otururken kapısı çalmış ve sekretere:

- Kapıyı aç kızım demiş. Sekreter kapıyı açıp büroya gelen adamı Temel'in odasına soktuğu anda Temel hemen telefona sarılmış konuşmaya başlamış:
- O iş tamam beyim. Benum aldığum davada kötü bir netice çıkmaz, tabi hemen çıkarıruz İdris'i da ben kurtarmıştım Dursun'u da. Siz hiç merak etmeyun. Ankara'da çok tanıduk var.

Konuşma bu şekilde birkaç dakika daha devam ettikten sonra Temel sekreterin odaya getirdiği adama:

- Aman efendum kusura bakmayun ama görüyorsunuz ki işler çok yoğun sizin ne davanuz vardı? Demiş. Adam:
- Hiiç. Benim davam filan yok ben telefonunuzu bağlamaya gelmiştim!

Avukat Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Avukat hırsızlıkla suçlanan müvekkilini yaratıcı bir savunma ile hapisten kurtarmak istemektedir. Avukat Yargıca hitaben;
- Müvekkilim, arabanın camından içeri sadece kolunu sokup çantayı almıştır. Müvekkilimin kolu, müvekkilimin bizzat kendisi değildir. Sadece bir kol tarafından işlenen bir suç için niye bütün bir kişiyi cezalandırıyorsunuz, der...

Yargıç , gülümseyerek;
- Peki o zaman aynı mantıkla gidiyorum ve müvekkilinizin kolunu 1 yıl hapse mahkum ediyorum. Müvekkiliniz isterse ona eşlik edebilir, der...

Müvekkil gülümser, avukatın yardımıyla müvekkilin takma kolunu çıkartırlar ve dönüp giderler...

Avukat Fıkraları, damla paylaştı

Bir mahkemede şahit olarak o bölgede yaşayan ve herkesin tanıdığı yaşlı bir kadın çağrılır.
Bir davada tanıklık etmesi için kürsüye çağrılır.
Yaşlı kadın yerine oturur ve davalının avukatı kadına yaklaşır ve:
- Bayan Jones... Beni tanıyor musunuz?
deyince yaşlı teyze cevap verir:

- Ah evet Bay Williams sizi çocukluğunuzdan beri tanıyorum. Siz taa o zamanlar bile aileniz için tam bir baş belasıydınız. Sürekli yalan söylüyorsunuz, karınızı komşunuzla aldatıyorsunuz, en yakınım dediğiniz insanların arkasından konuşuyorsunuz, 2 dolar fazla kazanmak için herkesi satarsınız...

Davalının avukatı başta olmak üzere bütün salon şok olur..
Adam ne yapacağını bilemez bir halde kadına tekrar sorar:
- Peki Bayan Williams, ya karşı tarafın avukatını tanıyor musunuz?"

Kadın yine cevaplar:
- Elbette tanıyorum. Çocukluğunda ona dadılık yapmıştım. Tembel, ödlek ve alkolik adamın tekidir. Etrafında bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri altına kaçırdığını söylüyor.
Yine herkes şoktadır...
Bütün salonu bir gürültü kaplar.

Hakim kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafın avukatını da kürsüye çağırır.. Ve ikisine de eğilmelerini söyleyerek kulaklarına şunu fısıldar...

- Eğer bu kadına beni tanıyıp tanımadığını sorarsanız ikinizi de harcarım.

Avukat Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Avukatlığın olmadığı zamanlarda dava vekilliği yapan bir Sami Amca varmış.
Çevresindeki insanların hukuki sorunları için uğraşır, dertlerine deva olurmuş.
Mesela, bir tarla için dava açılıyor. Vatandaşın hakkı gasp olmuş. Sami Emmiye varıyor, derdini anlatıyor.
Sami Emmi, dinliyor meseleyi, sakalını sıvazlıyor. Diyor ki:
- Üçüncü maddeden tutturursak tamamdır!

Bir cinayet davası, yahut bir kavga veya kız kaçırma olayı var. Sami Emmi dinliyor meseleyi, sonra aynı cevabı yine veriyor:
- Üçüncü maddeden tutturursak tamam!

Bu nasıl üçüncü maddeyse mübarek, her derde deva... Her olayda üçüncü madde işliyor, joker gibi al oraya koy, al bu davada kullan! Yıllar sonra artık işten elini eteğini çekiyor Sami Emmi. Bir adam yanına uğruyor.
- Sami Emmi beni hatırladın mı?
- Yooo!
- Hatırlamazsın, benim dava vekiliydin sen. On yıl hapis yattım. Sami Emmi, iştahla soruyor:
- Hangi maddeden hüküm giymiştin? Cevap:
- Üçüncü maddeden Sami Emmi, üçüncü maddeden!

Avukat Fıkraları, Fatma paylaştı

Avukat Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin