Karadeniz Fıkraları

ANA SAYFA > Karadeniz Fıkraları (221 Fıkra)

Karadeniz Fıkraları

Bizim Dursun lokantaya gider ve oturur garson gelir sorar
— Ne istersiniz? Dursun der ki;
— Sade bir zeytin
Garson zeytini getirir masaya Dursun çatal elinde zeytine batırmaya çalışır ama zeytin bir sağa bir sola kayar durumu fark eden garson çatalı alır zeytine batırır Dursun'a verir, Dursun der ki;
— Hee pen yordum sen yakaldun pen yormasam sen nasıl yakalardun oni

Karadeniz Fıkraları, metin-hizmet paylaştı

Temelle oğlu İstanbul'u hiç görmemişler ve bir iş için oraya giderler.

Küçük köylerinden sonra gördükleri her şeye şaşırır ve hayretler içinde kalırlar.

Taksim'de gezerlerken bir otelin içine girerler. bir bakarlar ki demirden duvarlar ve bu duvarlar otomatik olarak açılıp kapanabiliyor.

Tabii ki ikisi de şaşırmış. Temelin oğlu babasına sormuş;
— Buba bu ne ya?

Temel hayatında hiç asansör görmediği için şu şekilde yanıtlamış;
— Oğlum ben böyle bir şeyi hayatımda görmedim, ne olduğunu bilmiyorum.

İkisi de büyük bir şaşkınlıkla bu duvarlara bakarken 150 kiloluk şişman bir bayan açılan duvarlardan küçük bir odanın içine girer. Duvarlar yine kapanır ve numaralar birer birer yükselmeye başlar.

Daha sonra numaralar küçülmeye başlar. Temel ve oğlu şaşkınlık içindedirler.

Birazdan duvarlar yine açılır ve dışarıya 24 yaşlarında çok güzel, seksi, zayıf ve sarışın bir bayan çıkar.

Temel gözünü bu bayandan ayırmadan oğluna sessizce;
— Hemen git anani al ve buraya cetur.

Karadeniz Fıkraları, AYBÜKE SÖKMEN paylaştı

Temel bir gün İspanya'ya gitmiş bir arkadaşının tavsiyesi ile bir restorana girmiş ve "Bana en güzel yemeği getirin" demiş. Garsonun getirdiği yemeği temel afiyetle yemiş ve garson bu yemeğin ne olduğunu sormuş garson da "boğanın testisleri" demiş ve Temel İspanya'dan ayrılıp Türkiye'ye dönmüş daha sonra Temel işleri nedeniyle tekrar İspanya'ya gitmiş ve aynı lokantaya yemek yemek için girmiş ve aynı yemeği sipariş etmiş garson yemeği getirdikten sonra temel afiyet ile yemiş yedikten sonra garsona sormuş demiş ki "ya garson bey bu seferki biraz küçüktü" demiş garson da Temel'e "Ee! her zaman matador kazanacak değil ya!" demiş.

Karadeniz Fıkraları, Reyhan paylaştı

Rize'de bir süre önce Ramazan'da iftar topu on dakika erken patlamıştır. Rizeliler müftüye giderek oruçlarını erken bozdukları için durumlarının ne olacağını, kaza orucu mu yoksa cezalı 61 gün mü oruç tutacaklarını sorarlar.
Müftü bir müddet sonra şehrin hoparlöründen, olayda kasıt olmadığını, bütün Rizelilerin Ramazan'dan sonra bir gün kaza orucu tutacaklarını duyurur. Akşam Almanya'dan müftüye birisi telefon eder.
- Ben de Rizeliyim. Ben de bir gün fazla oruç tutacak mıyım? diye sorar. Müftü de:
- Topun sesi oradan duyuldu mu?

Karadeniz Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Temel ve iki arkadaşı İstanbul'dan Trabzon'a gitmek üzere tren garına giderler. İlk Trabzon treni 1 saat sonradır, bileti alırlar. Ne yapalım bir saat diye düşünürken yemeğe gitmeye karar verirler. Yemekte sohbet, muhabbet saate bir bakarlar ki 1 saati geçmiş. Hemen koşarlar tren garına ama tren gitmiş. Yine bilet alırlar 1 saat sonrası için. Ne yapalım vakti nasıl geçirelim derken kahveye giderler. Çaylar kahveler sohbetler uzar da uzar ve saate baktıklarında 1 saat olmasına 5 dakika vardır. Hemen koşarlar gara ama trene yetişemezler. Gişeye gidip sorarlar yine Trabzon'a gidecek tren var mı diye. Gişedeki adam
— Bakın bu son tren, eğer bunu da kaçırırsanız Trabzon'a bugün dönemezsiniz" der .

Bileti alırlar yine sıkılmışlar ne yapalım derken pastaneye gitmeye karar vermişler. Pastalar, kekler, çörekler muhabbet derken saate bir bakmışlar ki 1saat olmak üzere hemen koşmuşlar gara. Tren yeni hareket ediyor, içlerinden biri uzun ilk vagonu yakalamış, diğeri orta boylu son vagona tutmuş. Tren gitmiş, Temel oturmuş yere başlamış gülmeye. Gişe memuru yanına gelmiş.
— Sen ne garip adamsın. 3 tren kaçırdın, arkadaşların gitti, sen kaldın, ağlayacağına gülüyorsun be adam.

Temel demiş ki:
— Uy hemşerum onlar beni geçirmeye geldiydu ben ona güleyrum...

Karadeniz Fıkraları, Reyhan paylaştı

Temelin küçük takası on kişilik tayfasıyla Karadeniz'in engin sularında yol almaktadır.

Temel tayfalarını yanına çağırır. Onlara şöyle der:
— Uyy uşaklar! Ha purada pi teneke altinumuz olsa idu ne ederduk?

Uşaklar:
— Uyyy paylaşirduk onlari.

Toplanırlar, Temel altınları paylaştırmaya başlar:
— Uyy... 15 altin bağa, pi altin size, 15 altın bağa, pi altin size ...

Tayfalar buna itiraz ederler ve aralarında müthiş bir kavga başlar. Kıyasıya dövüşürler. Neden sonra Rize'ye geldiklerinde durumu mahkemeye intikal ettirirler. Mahkemede yargıç olayı anlattırır. Hem Temel, hem de tayfaları olduğu gibi olayı anlatırlar. Bunun üzerine yargıç:
— Peki, getirin altınları! dediğinde

Hepsi bir ağızdan cevaplarlar:
— Uyy haçim bey, pizum altinumuz falan yok! Olacağinu farz edeyduk!

Karadeniz Fıkraları, 2011 paylaştı

Bir gün Temel parasını çukura gömmüş ve kimse almasın diye üstüne "ha buraya temel para gömmemiştir" diye bir kağıt bırakmış.

Aradan iki üç dakika geçmiş sonra Dursun gelmiş kağıdı okumuş parayı alıp kağıdın üstüne "ha buradan dursun para çıkarmamıştır" yazıp gitmiş...

Karadeniz Fıkraları, ENSAR paylaştı

Diğer Sayfalar: 1 2 [3]4 5 6 7 ... Son Sayfa

Karadeniz Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin