Yahudi Fıkraları

ANA SAYFA > Yahudi Fıkraları (11 Fıkra)

Yahudi Fıkraları

Bir zamanlar Nasrettin Hoca'nın epey bir paraya ihtiyacı olmuş. Ne yapsa etse de ihtiyacı olan parayı tamamlayamamış. Başlamış gece gündüz evinde yüksek sesle dua etmeye:
- Ya Rabbim! Bana yüz altın ver! Doksan dokuz olursa asla kabul etmem!..

Onun durmadan böyle dua ettiğini duyan zengin Yahudi komşusu, alay etmek için Nasrettin Hoca'nın geçeceği yola 99 altın bırakarak, bir köşeye gizlenmiş. Biraz sonra Nasrettin Hoca gelmiş, yerdeki altınları görmüş, toplamış, tek tek saymış 99 altın. Nasrettin Hoca altınları cebine atıp, şükretmiş:
- Allah'ım, dualarımı kabul ettiğin için sana şükürler olsun. 99 altını veren 1 altını da verir!

Köşeden bizim hocayı gözetleyen Yahudi atılmış:
- Dur Hoca, ne yapıyorsun? Altınlar benim!..
Hoca da içinden "Demek benimle alay etmek için yoluma altın dökersin ha!.. Ben seni bir süründüreyim de gör!.." diye gülmüş kendi kendine. Yahudi'yi sinir etmek için demiş ki:
- Bak komşu, bu altınlar senin değil!.. Ben yüce Rabbime yalvardım; bu altınları da bana o verdi.
Yahudi başlamış ağlamaya:
-Altınlarım gitti!.. Altınlarım gitti!..
Nasrettin Hoca da Yahudi'nin hâline gülmeye başlamış. Yahudi de yapışmış hocanın yakasına:
- Kadıya gidelim!..
Hoca da gönülsüz gönülsüz cevap vermiş:
-Kadıya gitmesine gidelim de, benim sırtımdaki kürkümle, başımdaki börküm eski.
Yahudi bakmış başka çare yok; sırtındaki kürkünü, başındaki börkünü çıkarıp hocaya vermiş. Hoca kürkü sırtına, börkü başına geçirdikten sonra sormuş:
- Bu kürkle, bu börkle insan yaya yürür mü?
Yahudi çaresiz "Yeter ki Nasrettin Hoca benimle kadıya gelsin." diye atını da vermiş, düşmüşler yola, gelmişler kadıya. Yahudi şikâyet etmiş:
-Nasrettin Hoca 99 altınımı aldı, geri vermiyor!..
Kadı, soran gözlerle Nasrettin Hoca'ya bakmış. Hoca da kendini savunmuş:
-Yalan kadı efendi, bu arkadaşta biraz delilik vardır, biraz sonra sırtımdaki kürke, başımdaki börke dahi sahip çıkacaktır!..
Kadı, Yahudi'ye dönüp sormuş:
-Öyle mi?
Yahudi telaşla atılmış:
-Kürk de benim, börk de benim!..
Ağlayan Yahudi'ye bakıp, içinden kıs kıs gülen Nasrettin Hoca yine söz almış:
-Gördünüz mü kadı efendi? Nerdeyse altımdaki ata da sahip çıkacak!..
İyice telâşlanan Yahudi bağırmış:
-At da benim!..
Kadı da Yahudi'ye bağırmış:
-Haddini bil efendi!..
Sinirlenen kadı, Yahudi'yi kovmuş. Nasrettin Hoca, Yahudi'yi kırk gün yalvartmış, kırk gün sonra da sormuş:
- Akıllandın mı?
Yahudi de ağlayarak cevap vermiş:
- Akıllandım.
Hoca da Yahudi'den aldığı her şeyi geri vermiş.

Yahudi Fıkraları, Kader paylaştı

Rahmetli olup öbür dünyaya göçen bir Kayserili, orada bir Yahudi ile arkadaşlık etmektedir. Aralarındaki uyumlu ahbaplık meleklerin dikkatini çeker ve onları mükafatlandırmak isterler. Yanlarına çağırıp derler ki:
- Sizin hâl ve gidişiniz çok güzel, öbür insanlara örnek olması için sizi yeniden dünyaya göndereceğiz, oraya giderken bizden ne isterseniz yerine gelecektir, dileyin bizden ne dilerseniz.
Hemen Yahudi atılarak:
- Ben ağırlığımca altın isterim.
Melekler kabul ederler ve Kayseriliye dönerek:
- Sen ne istiyorsun?
Kayserili kıs kıs gülerek:
-Siz bana Yahudi'nin adresini verin yeter.

Yahudi Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Uzun bir tren yolculuğu sırasında koskoca kompartımanda bir Yahudi ile bir Karadenizli karşılıklı oturmaktadır. Aradan bir süre geçtikten sonra Karadenizliyi safça gören Yahudi, onunla zeka oyunu oynamaya karar verir:

— Sen bilemezsen bana beş bin lira verirsin, ben bilemezsem sana on bin lira veririm.

Bu ilginç teklif üzerine, safça görünen Karadenizli “olur” der ve ilk soruyu sorar:
— Hançi hayvanın üç ayağı vardır?

Yahudi kara kara düşündükten sonra;
— Bulamadım, al bakalım şu on bini, der ve hemen sorar :

— Sen söyle bakalım, hangi hayvan üç ayaklı?

Bunun üzerine Karadenizli güler :
— Pen de pilmeyrum... Al sen de şu beş bini...

Yahudi Fıkraları, Esra paylaştı

Kayseri'de bir çocuk sokakta altın top ile oynuyormuş.
Bunu gören Yahudi nasıl etsem de bu topu alsam diye hesaplar içine girmiş.
Çocuğa yaklaşmış;
- Bu topu bana sat, demiş. Çocuk da;
- Parayı ne yapayım bir kere eşek gibi anırırsan sana veririm, demiş.
Yahudi sağa sola bakmış kimseler yok gören olmaz diye anırmış. Sonra çocuğa;
- Ver bakalım topu, demiş. Çocuk;
- Sen eşekliğinle bu topun ne olduğunu biliyorsun da ben bilmiyor muyum! der.
Yahudi ben burada para kazanamam diye Kayseri'yi terk etmiş.

Yahudi Fıkraları, AYipel paylaştı

Diğer Sayfalar: 1 [2]

Yahudi Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin