Yahudi Fıkraları

ANA SAYFA > Yahudi Fıkraları (11 Fıkra)

Yahudi Fıkraları

2. Dünya Savaş’ında 2 Yahudi Almanlara esir olmuş. Bunlardan biri diğerine kendilerine ne yapacaklarını sormuş. O da başlamış anlatmaya...

— İki ihtimal var; Ya bizi öldürürler ya da esir kampına yollarlar. Öldürürlerse sorun yok, kampa gidersek iki ihtimal var; Ya kurşuna diziliriz ya da gaz odasında öldürülürüz. Kurşuna dizilirsek sorun yok, gaz odasına gidersek iki ihtimal var: Bizden ya sabun yaparlar ya da kağıt. Sabun yaparlarsa sorun yok, kağıt yaparsalar iki ihtimal var: Ya gazete kağıdı oluruz ya da tuvalet kağıdı. Gazete kağıdı olursak sorun yok, tuvalet kağıdı olursak işte o zaman boqu yedik...

Yahudi Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Temel tutmuş Yahudi'ye tokat atmış.

— Neden vurdun?

— Siz İsa peygamberi carmiha cermissunuz.

— İki bin yıl önce olmuş bir şey bu.

— Valla pen yeni duydum.

Yahudi Fıkraları, Reyhan paylaştı

Yahudi'nin biri, pazara, topal eşeği satmak için götürür, fakat alıcıyı kandırmak için eşeğin tırnağına çivi çakar, eşeğe bir Kayserili müşteri çıkar. Kayserili ayaktaki çiviyi görür, içinden "çiviyi çıkarırım düzelir" diye düşünür, eşeği alır.
Yahudi ertesi gün sağda solda övünür.
- Siz Kayserililer akıllıyız diye övünürsünüz, çiviyi çaktım anadan doğma sakat eşeği sattım der.
Duyanlar bunu Kayseriliye anlatırlar.
Kayserili elini dizine vurur:
- Tüh yahu, verdiğim para sahte olmasaydı bayağı kazıklanmıştım.

Yahudi Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Gezgin bir Yahudi'nin yolu Kayseri'ye düşer.

Yahudi her gittiği şehirde bir şekilde ticaret yapar ve para kazanır yoluna devam edermiş, burada da bir iş yapmak istemiş.

Yürürken düşünüyormuş ne yapabilirim derken bir bakmış dilenci kaldırımda oturmuş dileniyor. Önündeki tası görmüş, tas antika, kafayı takmış ona ileriden dönmüş adamla laflamaya başlamış, derken,

Yahudi:
- Ben hayvanları çok severim bana bu tastan süt içen kediyi satar mısın? demiş.

Adam da:
- Neden olmasın satarım, demiş.

Yahudi sormuş:
- Kaç lira istiyorsun?

Dilenci:
- 500 lira istiyorum, demiş.

Yahudi:
- Yuh! Bu kedi o kadar etmez ki, demiş.

Dilenci:
- İşine gelirse, demiş.

Yahudi düşünmüş hesap yapmış:

"Ben bu tası 500 liraya alırım 750 liraya satarım" diye düşünür ve tekrar dilencinin yanına giderek
- Ver bakalım kediyi, der.

500 lirayı sayar verir ve kediyi alır gider.

1 gün sonra tekrar gelir bakar dilenci orada oturuyor, kediyle yanına giderek:

- Arkadaşım bu kedi dünden bu yana hiç bir şey yemedi herhalde alıştı bu kaptan süt içmeye.

Dilenci der ki:
- Ne yapabilirim?

Yahudi:
- Şu önündeki tası versene bana, demiş

Dilenci:
- Neden, demiş.

Yahudi:
- Kedi bir şey yemiyor, alışmış. Ver de yemeğini onda yesin.

Dilenci:
- 500 lira ver vereyim demiş.

Yahudi:
- Ya bu tas o kadar etmez ki, demiş. Düşünmüş tas 750 lira ikisinin toplamı 1000 lira demiş sonra al o zaman kedini, ver paramı demiş.”

Dilenci:
- Veremem, demiş.

Yahudi:
- Neden, diye sormuş.

Dilenci:
- Ben tasın sayesinde günde 10 tane kedi satıyorum, demiş.

Yahudi bir daha Kayseri'nin yakınından bile geçmemiş.

Yahudi Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Hitler ve Stalin bir barda oturmaktadırlar. Bir adam içeri girer ve barmene "Bunlar Hitler ve Stalin değil mi?" diye sorar. Barmen "Evet, onlar" der.

Sonra adam onlara doğru yürür ve sorar:
- Selam, ne yapıyorsunuz? Hitler cevaplar:
- 3. Dünya savaşını planlıyoruz. Adam sorar.
- Gerçekten mi, neler olacak? Hitler:
- Bu sefer 14 milyon Yahudi'yi ve bir bisiklet tamircisini öldüreceğiz, der. Adam sorar:
- Bir bisiklet tamircisi mi? Hitler Stalin'e döner ve der ki:
- Gördün mü, sana kimsenin 14 milyon Yahudi'yi takmayacağını söylemiştim!

Yahudi Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

İki Yahudi arkadaş bir Katolik kilisesinin önünden geçiyormuş. Kilisenin duvarında, Katolik olmayanlara hitap eden büyük bir afiş asılıymış:

"Bize gelip Katolikliği kabul ederseniz hemen 50 bin dolar nakit para alacaksınız!"

Yürümeye devam eden iki arkadaş bu teklifin ciddi olup olmadığını tartışmaya başlamış. Bir hafta sonra, aynı kilisenin önünde yeniden buluşmuşlar ve biri diğerine sırrını açmış:
- O teklifin ciddi olup olmadığını hala merak ediyorum.

Bunun üzerine arkadaşı küçümser bir tavırla şu cevabı vermiş:
- Ah siz Yahudiler, aklınız fikriniz para!

Yahudi Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Bir zamanlar Nasrettin Hoca'nın epey bir paraya ihtiyacı olmuş. Ne yapsa etse de ihtiyacı olan parayı tamamlayamamış. Başlamış gece gündüz evinde yüksek sesle dua etmeye:
- Ya Rabbim! Bana yüz altın ver! Doksan dokuz olursa asla kabul etmem!..

Onun durmadan böyle dua ettiğini duyan zengin Yahudi komşusu, alay etmek için Nasrettin Hoca'nın geçeceği yola 99 altın bırakarak, bir köşeye gizlenmiş. Biraz sonra Nasrettin Hoca gelmiş, yerdeki altınları görmüş, toplamış, tek tek saymış 99 altın. Nasrettin Hoca altınları cebine atıp, şükretmiş:
- Allah'ım, dualarımı kabul ettiğin için sana şükürler olsun. 99 altını veren 1 altını da verir!

Köşeden bizim hocayı gözetleyen Yahudi atılmış:
- Dur Hoca, ne yapıyorsun? Altınlar benim!..
Hoca da içinden "Demek benimle alay etmek için yoluma altın dökersin ha!.. Ben seni bir süründüreyim de gör!.." diye gülmüş kendi kendine. Yahudi'yi sinir etmek için demiş ki:
- Bak komşu, bu altınlar senin değil!.. Ben yüce Rabbime yalvardım; bu altınları da bana o verdi.
Yahudi başlamış ağlamaya:
-Altınlarım gitti!.. Altınlarım gitti!..
Nasrettin Hoca da Yahudi'nin hâline gülmeye başlamış. Yahudi de yapışmış hocanın yakasına:
- Kadıya gidelim!..
Hoca da gönülsüz gönülsüz cevap vermiş:
-Kadıya gitmesine gidelim de, benim sırtımdaki kürkümle, başımdaki börküm eski.
Yahudi bakmış başka çare yok; sırtındaki kürkünü, başındaki börkünü çıkarıp hocaya vermiş. Hoca kürkü sırtına, börkü başına geçirdikten sonra sormuş:
- Bu kürkle, bu börkle insan yaya yürür mü?
Yahudi çaresiz "Yeter ki Nasrettin Hoca benimle kadıya gelsin." diye atını da vermiş, düşmüşler yola, gelmişler kadıya. Yahudi şikâyet etmiş:
-Nasrettin Hoca 99 altınımı aldı, geri vermiyor!..
Kadı, soran gözlerle Nasrettin Hoca'ya bakmış. Hoca da kendini savunmuş:
-Yalan kadı efendi, bu arkadaşta biraz delilik vardır, biraz sonra sırtımdaki kürke, başımdaki börke dahi sahip çıkacaktır!..
Kadı, Yahudi'ye dönüp sormuş:
-Öyle mi?
Yahudi telaşla atılmış:
-Kürk de benim, börk de benim!..
Ağlayan Yahudi'ye bakıp, içinden kıs kıs gülen Nasrettin Hoca yine söz almış:
-Gördünüz mü kadı efendi? Nerdeyse altımdaki ata da sahip çıkacak!..
İyice telâşlanan Yahudi bağırmış:
-At da benim!..
Kadı da Yahudi'ye bağırmış:
-Haddini bil efendi!..
Sinirlenen kadı, Yahudi'yi kovmuş. Nasrettin Hoca, Yahudi'yi kırk gün yalvartmış, kırk gün sonra da sormuş:
- Akıllandın mı?
Yahudi de ağlayarak cevap vermiş:
- Akıllandım.
Hoca da Yahudi'den aldığı her şeyi geri vermiş.

Yahudi Fıkraları, Kader paylaştı

Diğer Sayfalar: [1]2

Yahudi Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin