Bektaşi Fıkraları

ANA SAYFA > Bektaşi Fıkraları (71 Fıkra)

Bektaşi Fıkraları

Koyu sofu bir adamcağızla Bektaşi, bir başka kenti gitmek üzere bir kervana katıldılar. Sofu, ikindi üzeri namaz kılacağını söyledi. Bektaşi:
- Geç kalırsan kervanı kaçırırsın; onun için sünneti bırak da yalnız farzı kılıver, diye öğüt verdi. Bektaşi'nin sözüne uydu adam. O gece bir yerde konakladılar. Ertesi sabah sofu, Bektaşi'ye sitem etti:
- Dün bana sünneti kıldırmadın, gece rüyama Peygamber Efendimiz girdi. Bektaşi adamın sözünü ağzına tıkadı:
- Daha ne istiyorsun! Farzı da bırak rüyana bu kez Tanrı girsin!

Bektaşi Fıkraları, Bektaşi paylaştı

İkinci Abdülhamid'in son devirlerinde Edirne'de vali ve kumandan bulunan Müşir Ârif Paşa, Ramazan günlerinde, vilâyet ve ordu erkânına mükellef iftarlar yaparmış. Yine böyle bir dâvet günü, iftar edildikten sonra paşa:
- Haydi efendiler! Namazı da birlikte kılalım, der.
Davetliler arasında bulunan Bektaşî bir topçu binbaşısı ceketinin cebinden davetiyeyi çıkarıp baktıktan sonra tekrar cebine koyarak şöyle der:
- Efendimiz, davetiyenizde yalnız iftar yazılı olup namaz kaydı yoktur!

Bektaşi Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Bektaşi, camide namazdan sonra dua etmiş:
- Ey ulu Tanrım, bana bir rakı parası ver!
Yanında namazını bitiren softa da, ellerini kaldırmış:
- Rabbim, bana iman ver!
İki duayı da işiten hoca, Bektaşi'ye:
- Bak, herkes ne istiyor Tanrı'dan, sen rakı parası. Utanmıyor musun?, demiş.
Bektaşi usulca şöyle demiş:
- Ne yapalım hoca efendi, herkes kendisinde olmayanı ister...

Bektaşi Fıkraları, İst 34 paylaştı

Bektaşiyi oruç yerken yakalayıp Kadının huzuruna çıkarmışlar. Kadı sormuş:
- Oruç yiyormuşsun...
Bektaşi istifini bozmamış:
- Seferiyim efendim
Mahalleli karşı çıkmış:
- Yok, Baba Erenleri tanıyoruz, biliyoruz, kırk yıldır bizim burada oturur...
Bektaşi, Kadıya dönmüş:
- Onlar bilmez, demiş, ben seferiyim... Kadı:
- Nasıl oluyor bu? Bektaşi:
- Ahiret yolcusuyum...

Bektaşi Fıkraları, UYSAL paylaştı

Dostlarının baskılarına dayanamayan Baba Erenler, camiye gitmiş, hocanın vaazını dinliyordu.

Hoca, içkinin kötülüğünü anlatmak için aklına ne geliyorsa söylüyordu.

Bir ara şöyle dedi:

- Bir eşeğin önüne, bir kova su ile bir kova şarap koysanız, hangisini içer?

- Elbette ki suyu içer.

- Peki neden şarabı içmez?

Bektaşi dayanamayıp seslendi:

- Neden olacak, eşekliğinden...

Bektaşi Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Din adamları bir gün Padişaha gidip:
- Şehrimizde Meşreb adında divane bir genç var. On altı yaşlarında olmasına rağmen çıplak gezip bizi utandırmakta, derler.
- Nerede peki şimdi? diye sorar Padişah.
- Mezarlığa kaçtı, efendim. Diye cevap verirler.
Padişah, Meşrebin huzuruna getirilmesi için bir adamını gönderir.
Meşreb, gelen elçiye:
- Beni rahat bırakın. İşi olan adam, işi düşünce uğrar. Benim Padişahla işim yok! Eğer ben ona lazımsam, kendi gelsin, der.
Elçi, Meşrebin cevabını Padişaha iletir. Padişah bu duruma sinirlenerek, mezarlığa gider. Padişahın sinirle geldiğini gören Meşreb, iki tane kemik bulup, yola çıkar:
- Neden çağırdığımda gelmedin, Padişahın emri her kul için geçerlidir! Diye bağırır Padişah.
- Şu kemiklerden hangisi padişahın, hangisi dilencinindir söyler misiniz? Der Meşreb:
- Bunların hepsi aynı, padişahın dilencinin diye ayırmak olur mu?
Diye cevap verir Padişah.
- Madem ki, der Meşreb alaycı bir tavırla, ölürken padişah da dilenci de bir ise, neden şimdi beni diğerlerinden ayırıp, üstünlük
taslıyorsun?

Bektaşi Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Müthiş bir fırtına patlamıştı. Yolcuların hepsi perişan durumdaydı. Bunların arasında bir de Bektaşi vardı. Baktılar, Bektaşi, Allah'a yalvarıp yakarmaya başlamış:
- Adını bilmediğim bir evliyaya bir koç adıyorum. Yeter ki fırtına dinsin...
Bektaşi'nin yakarması kaptanın tuhafına gitmişti:
- Hayret! Hiç adını bildiğin bir evliya yok mu?
- Olmaz olur mu, elbette var, diye cevap verdi ve devam etti, var da, hepsini birer kez aldattım...

Bektaşi Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Diğer Sayfalar: İlk Sayfa ... 5 6 7 8 9 [10]11

Bektaşi Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin