Nasreddin Hoca Fıkraları

ANA SAYFA > Nasreddin Hoca Fıkraları (36 Fıkra)

Nasreddin Hoca Fıkraları

Nasrettin Hoca, bir gün zengin bir adamın cenazesinde hem tabutun yanında yürüyor hem de sesli sesli ağlıyormuş. Cenazeye katılanlardan biri onu teselli etmek için yaklaşmış.
- Merhum akraban mıydı?
Hoca cevap vermiş:
- Yok akrabam değildi, ben de ondan ağlıyorum ya!

Nasreddin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Bir yaz günü Nasreddin Hoca biraz serinlemek için ceviz ağacının gölgesine oturmuş. Biraz ilerdeki kocaman kabaklar gözüne ilişince, kendi kendine:

- Allah'ın işine bak, otun üstünde koskoca kabak yetişiyor, şu dalları yere göğe uzanmış, bir evleklik (dönümün dörtte biri) yer tutan ceviz ağacının meyveleri ufacık!.." diye düşünürken, tam o sırada başına bir ceviz düşmüş.

- Ah başım! diyerek yerinden fırlamış Hoca, "Tövbe ya Rabbim, bir daha senin işine asla karışmam! Ya ağaçta ceviz yerine kabak yetişseydi !.." demiş.

Nasreddin Hoca Fıkraları, İrem paylaştı

Nasreddin Hoca iri iri, sapsarı, mis kokulu ayvaları bir sepete güzelce doldurmuş, götürüyormuş.
Yolda birsi selâm vermiş ve;
- Nereye gidiyorsun böyle Hoca Efendi? diye sormuş.

- Padişaha armağan götürüyorum, demiş Hoca.

- İncir götürsen daha iyi edersin, baksana incirler ne kadar olgun ve güzeller, ayvalar belki sert olabilir, demiş adam.

Hoca ayvaları bahçesine boşaltıp, itina ile incirleri toplayıp sepete yerleştirmiş. Padişahın yanına varıp hediyesini sunmuş.

Meğer Padişah incirden hiç hoşlanmazmış. Hoca'nın incirleri kasten getirdiğini düşünerek, adamlarına buyruk vermiş.

- İncirleri teker teker şu adamın kafasına atın.

İncir yağmuruna tutulan Hoca, kafasına her incir vurduğunda:

- Oooh, çok şükür! dermiş.

Padişah:

- Bre Hoca! Nedir bu? Kafana vuruldukça şükrediyorsun?

Hoca yine :
- Çok şükür, çok şükür, ya dostumun sözünü dinlemeyip de ayvaları getirseydim!

Nasreddin Hoca Fıkraları, dersimiz.com paylaştı

Nasreddin Hoca akşamüzeri eve doğru yürürken, baklava seven geveze bir köylüyle karşılaşır.
- Hoca, kısa süre önce bir adam büyük bir tepsiyle baklava götürüyordu.
- Beni ilgilendirmez!
- Fakat adam tepsiyi sizin eve götürüyordu.
- O zaman seni ilgilendirmez!

Nasreddin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Hoca Nasreddin bir gün boş bir bostana(bahçe) dalar, bostanda ne varsa; marullar, patlıcanlar, salatalıklar yolar temizler. Doldurur bir küfeye tıka basa tam yükü yüklenecekken Çam yarması bir adam ortaya çıkar;
- Bre adam! Ne arıyorsun burada?
Hoca bir düşünür ve cevabı bulur der ki:
- Dün şiddetli bir rüzgar çıkmıştı ya o attı beni buraya.
- Demek seni buraya atan rüzgâr, peki ya bu patlıcanlar marullar onları da hep rüzgâr mı kopardı.
- Evet biraz fazlaca esiyordu beni öteye beriye savurdu neye uğradığımı bilemedim bari şunlara tutunayım dedim neye tutundumsa elimde kaldı.

Bunun üzerine bostancı kızar:
- Peki çuvala koyan da mı rüzgar? Söyle kim doldurdu çuvala bunları?
Hoca tatlı tatlı burnunu kaşır, sonra döner der ki:
- İlahi oğlum! İşte ben de tam onu düşünüyorum ya...

Nasreddin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Nasrettin Hoca'ya sormuşlar:
- Hoca Efendi, padişah mı büyük, yoksa çiftçi mi?
- Çiftçi büyük elbet, demiş Hoca ve eklemiş;
- Çünkü çiftçi buğday yetiştirip vermezse padişah acından ölür.

Nasreddin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Nasrettin Hoca kasaptan bir okka et alır, eve gönderir.
Hocanın karısı yahniyi pişirirken komşuları çıkagelir. Gözü gönlü tok, eli açık olan kadıncağız komşularına yahni ikram eder. Komşular, yemeğin tamamını yiyip bitirir ve dönerler evlerine.

Bütün gün yahni özlemiyle akşamı zor eden Hoca evine döner. İştahla oturur sofraya. Biraz sonra karısı önüne bir tabak bulgur aşıyla bir kaşık koymaz mı? Hoca hiddetlenerek sorar ne olup bittiğini.

" Efendi" der karısı, "Eti bizim Tekir yedi."
Bu sözü duyan Hoca sinirlenerek eline bir sopa alır ve Tekir kediyi aramaya koyulur. Bir süre sonra Tekir görünür, bir deri bir kemik. www.dersimiz.com. Yürüyecek gücü yok, iskelet gibi...

Hoca şaşkın : "Hatun, yahnilik eti şu bizim Tekir mi yedi?" diye sorar. Karısı da "Evet Efendim, o hınzır yedi." diye cevap verir.
Bunun üzerine Hoca alır eline el terazisini ve tartar Tekir kediyi... Tam bir okka çeker Tekir. Bunun üzerine karısına şöyle çıkışır

Hoca :
"Hatun! Şu gördüğün bizim Tekir tam bir okka geldi. Öyleyse, yahnilik et nerede? Şayet et bu ise bizim Tekir nerede?"

Nasreddin Hoca Fıkraları, EyüpC paylaştı

Diğer Sayfalar: 1 2 [3]4 5 6

Nasreddin Hoca Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin