Nasreddin Hoca Fıkraları

ANA SAYFA > Nasreddin Hoca Fıkraları (36 Fıkra)

Nasreddin Hoca Fıkraları

Nasrettin Hoca bir gece aniden uyanır:
- Hanım çabuk kalk gözlüğüm nerede? diye sorar.
Hanımı uykulu uykulu:
- Hoca gece yarısı niçin gözlük arıyorsun? der.
Hoca der:
- Ne demek niçin, tabii ki daha iyi rüya görmek için.

Nasreddin Hoca Fıkraları, fıkracı paylaştı

Nasreddin Hoca bir gün eşeğine binmiş ormanın içinden bahçeye doğru gidiyormuş. Yolda küçük ihtiyacı gelmiş. Eşeğini bir ağaca bağlamış. Pahalı cübbesini de eşeğin semeri üzerine atmış ve uygun bir yer aramış. Bu arada hırsızın biri gelip cübbesini çalmış. Hoca döndüğü zaman cübbesini yerinde görememiş, sağa bakmış yok, sola bakmış yok, bunun üzerine eşeğin semerini alıp omzuna atmış ve söyle söylemiş:
- Öyle olsun, hırsız! Sen benim cübbemi geri vermezsen, ben de senin semerini vermem!

Nasreddin Hoca Fıkraları, Yunus paylaştı

Nasreddin Hoca bir cimri tanıdığının evine gittiğinde tanıdığı ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş. Nasreddin Hoca, bayat ekmeği dişi kesmeyince sinirinden balı kaşıkla yemeye başlamış. Ev sahibinin gözü yerinden oynamış:
— Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanın içini yakar, demiş.
Nasreddin Hoca hiç ses çıkarmadan balı bitirmiş ve:
— Kimin içinin yandığını Allah biliyor, demiş.

Nasreddin Hoca Fıkraları, fahri paylaştı

Bir gün Nasreddin Hoca bakmış, uzaktan bir köylü topluluğu geliyor. Hemen yere sırtüstü uzanmış.
Biraz sonra birkaç köylü gelmiş. Köylülerden biri:
- Bir fakir ölmüş, bu adam için kefen parası toplayalım.

Köylüler paralarını birleştirmiş ve beş yüz akçe olmuş. Bir köylü parayı sayarken:
- Bunun gömülmesine yüz akçe yeter, kalan dört yüz akçeyi de güvenilecek birini bulursak evindekilere, arkasında kalanlara veririz, demiş.
Hoca bu sözü duyunca hemen fırlamış:
- Arkadaşlar! Siz en iyisi o dört yüz akçeyi bana verin, ben evde kalanlara sağ salim götüreyim Daha dört yüz akçeyi götüremeyecek kadar ölmedim...

Nasreddin Hoca Fıkraları, Mehmet Cihan paylaştı

Bir gün Nasreddin Hoca ve arkadaşları iddiaya tutuşmuşlar. Eğer Hoca karanlık ve soğuk bir gecede, sabaha kadar köy meydanında bekleyebilirse arkadaşları ona güzel bir ziyafet çekecekmiş. Şayet bunu beceremezse o, arkadaşlarına ziyafet çekecek.

Kararlaştırılan gün Hoca meydanın ortasında, sabaha kadar tir, tir titreyerek beklemiş. Sonra yanına gelenlere:
— Tamam, demiş. İddiayı kazandım.

— Ne oldu, ne yaptın, demişler.

— Bekledim sabaha kadar, demiş.

— Hayır, demişler. Sen gökteki yıldızın ışığıyla ısındın. İddiayı kaybettin! Ziyafetimizi hazırla.

Hoca çaresiz kabul etmiş. Ziyafet vakti kocaman bir kazanın altına minicik bir mum koymuş. Güya yemek pişirecek.

— Ne yapıyorsun? Demişler.
Kıs, kıs gülerek cevap vermiş:

— Bu mum sıcağıyla size yemek pişireceğim arkadaşlar. Gökteki yıldızın ışığıyla ben nasıl ısındıysam, bu kazandaki yemek de öyle pişecek...

Nasreddin Hoca Fıkraları, ayşenur paylaştı

Düğünden sonra Hoca ilk defa gelini görecektir. Yüzündeki yaşmağı kaldırınca birde ne görsün sanki dünyanın en çirkin kadını karşısında duruyor! Hoca olduğu yerde donakalmış. Bu sırada yeni gelin mahcup bir şekilde mahrem olmayan akrabalarını öğrenmek için sorar:

- Emrindeyim Hocam. Kimlere yüzümü gösterebilirim? diye sorunca Hoca:

- Bana gösterme de kime istersen gösterebilirsin.

Nasreddin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Nasreddin Hoca eşeğini kaybeder. Bunun üzerine her tarafa haber salar. Ey ahali! Eşeğimi kim bulursa, eşeği ona hediye edeceğim. Bu haberi duyanlardan biri Hocaya sorar:
Ey Hoca madem eşeği buluna hediye edeceksin, o halde neden arıyorsun?
Hoca:
— Bre cahil adam, sen bulmanın zevkini tatmamışsın ki, vermenin zevkinden ne anlarsın!

Nasreddin Hoca Fıkraları, Zeynep Akgün paylaştı

Diğer Sayfalar: 1 2 3 4 [5]6

Nasreddin Hoca Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin