Tarihi Fıkralar

ANA SAYFA > Tarihi Fıkralar (82 Fıkra)

Tarihi Fıkralar

Mevlana Hazretleri, talebelerinin biriyle yürürken, yol kenarında birkaç köpeğin sarmaş dolaş uyuduklarını görürler.
Yanındaki talebesi:
— Güzel bir kardeşlik örneği, der. Keşke insanlar da bundan ibret alsa.
Mevlana, tebessüm ederek karşılık verir:
— Aralarına bir kemik atıver de, gör kardeşliklerini.

Tarihi Fıkralar, İrfan paylaştı

Ali Paşa'nın dostu Kamil Paşa her lafı bir başka lafa bağlar, çok kişinin canını yakarmış...
Ali Paşa sadrazam olunca, yanındaki Kamil Paşa'ya;
- Aman kimseye dokunma, sataşma! diye nasihat etmiş...
Huylu huyundan vazgeçer mi?
O sırada yabancılardan biri gelmiş, adam üzgün, bir ev kiralamış önce oğlu sonra karısı ölmüş, küçük oğlu da ağır hasta!
Ali Paşa, adamı teselli ederken, Kamil Paşa fısıldamış:
- Babıâli o eve nakil buyursa! Yani, hükümet o eve taşınsa!

Tarihi Fıkralar, fikraoku.com.tr paylaştı

Sultan Mahmut ara sıra yaptığı gibi bir Ramazan günü kıyafetini tebdil ederek musahibi Sait Efendi ile Bayezid Camii'ne gitti. Namazdan ve bir iki vaiz ve mukabele dinledikten sonra dışarı çıktı. Tebdil gezme vakti geçtiği için camiye getirilen kendi atına, Sait Efendi de gidiş atına bindi ve hünkârı takibe başladı. Seyisler de yaya olarak yanda yürüyorlardı.
Elindeki bir tepsi üzerinde iki üç yemek sahanı taşıyan bir nefer Sultan Mahmud'un dikkatini çekti. Bir taraftan da nefer Padişah'ı görünce şaşırdı. Olduğu yerde dimdik durakladı, ne elindeki tepsiyi bırakabildi ve ne de selâm verebildi. Şaşkın bir halde gözlerini hünkâra dikti durdu. Sultan Mahmut, bir eğlence konusu bulmaktan dolayı sevinerek atının başını çekti. Nefer'e;
"Nereye evlat", dedi. "Sokakta oruç mu yiyorsun?"
Nefer; "Hâşâ, hâşâ Efendim" diye oruçsuzluğunu kabul etmeyerek, karakoldaki zabitine iftar yemeği götürdüğünü söyledi. Hünkâr; "Öyle ise düş önüme beraber gidelim" dedi. Karakola girdiler. Nöbetçi zabit tepsi elinde odaya giren neferin arkasında Sultan Mahmud'un da geldiğini görünce allak bullak oldu, yerinden fırladı. Hünkâr; "Telaş etme. Neferin beni iftara davet etti. Sizin misafirinizim" dedi. Masanın başına çöktü. Sait Efendi'yi de çağırdı. Beraber iftar edildi, kahve içildi. Zabit kan ter içinde hizmet etti. Padişahı memnun etmek için elinden geleni yaptı.
Sultan Mahmut haydi gidelim emrini verdi ve Sait Efendi'ye de zabite ve iki nefere de yarım torba altın verilmesini tembih etti.

Tarihi Fıkralar, Sahra paylaştı

Yunanlılar Bursa'yı işgal ettiğinde PİR EMİR isimli bir zatın türbesine bakan türbedar, mezarın başına giderek, bastonu ile sandukaya vurarak şöyle der:
-Ey pir, Bursa işgal edildi, kalk kurtar!
O gece rüyasında Pir Emir'i görür, Pir Emir türbedara:
- Be hey gafil, vatanı düşmandan kurtarmak, ölülerin değil, dirilerin işidir, der ve okkalı bir tokat atar.
Türbedar uyandığında tokadın acısı hala geçmemiştir.

Tarihi Fıkralar, fikraoku.com.tr paylaştı

Çevresindekilerce gizliden gizliye "Öküz" olarak adlandırılmış olan Mehmet Paşa'nın komuta ettiği ve İran'a karşı düzenlenen bir seferde, ordu komuta heyeti kışlak çadırında toplanmış taarruz planlarını gözden geçirirlerken, birliklerin iaşesi ve taşıma işleri için getirilmiş öküzlerden biri çadırın aralığından kafasını uzatıp gözlerini Öküz Mehmet Paşa'ya dikmiş. Çevresindekiler gülmemek için kendilerini zor tutmuşlar, biraz tebessüm ederlerken, öküz gitmiş. Ancak bir süre sonra tekrar gelip, başını yine içeri uzatmış ve yine uzun uzun Öküz Mehmet Paşa'yı süzmüş. Bu sefer çevresindekiler artık kendilerini tutamayıp kahkahaları basmışlar. Herkes gülmekten kırılırken, Öküz Mehmet Paşa,
- Bu hayvan bana ne diyor biliyor musunuz? diye sormuş.
- Diyor ki; "Hadi senin kim olduğunu anladım da, bu yanındaki eşekler de neyin nesi?"

Tarihi Fıkralar, fikraoku.com.tr paylaştı

Sultan 3. Ahmet Han kendisine hediye edilen çok kıymetli zümrüt yüzüğü, bir gün divan toplantısında vezirlere göstererek:
- Acaba bundan daha kıymetlisi var mıdır? diye sordu. Orada bulunanlar:
- Hayır Efendim, sıhhat ve afiyetle takınız. Bundan daha değerli bir şey olamaz’ cevabını verdikleri halde yalnız Nevşehirli İbrahim Paşa itiraz etti:
- Bundan daha kıymetli şey vardır padişahım! dedi. Padişah beklemediği cevap karşısında sordu:
- Nedir?
- O yüzüğün takıldığı parmak Efendim, diye cevap verdi.

Tarihi Fıkralar, fikraoku.com.tr paylaştı

Ahmet Vefik Paşa vali olduğu sırada Bursa'da çok ağır bir kış olmuş ve her taraf karla dolmuş Vali o zamanlar fermanlı olarak Uludağ'ın karlarını toplayıp satmak hakkına sahip olan buzcubaşıya emir salmış:
- Çabuk şehirden karları toplat, demiş. Buzcubaşı ise:
- Pekâlâ, sabah olsun toplarım, cevabını vermiş.
- Fakat o gece bir lodos esmiş ve bütün karları eritmiş Ertesi sabah buzcubaşı valiye gitmiş ve:
- Vali paşamız, hani benim karlarım? Onları sizden isterim, çünkü toplatmasaydım bana ceza verecektiniz Şimdi zararımı ödeyin, ben onları toplatıp kuyulara dolduracaktım, yarın da satıp para kazanacaktım, demiş.
Ahmet Vefik Paşa'da ona:
- Senin karlarını Uludağ'a toplattım Git oradan al, demiş.

Tarihi Fıkralar, fikraoku.com.tr paylaştı

Diğer Sayfalar: İlk Sayfa ... 6 7 8 9 10 [11]12

Tarihi Fıkralar Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin