Tarihi Fıkralar

ANA SAYFA > Tarihi Fıkralar (82 Fıkra)

Tarihi Fıkralar

İngiliz Büyükelçisi, eski Türk evlerinin dış duvarlarına asılan "Ya Hafiz" (Muhafaza Eden Rabbimiz) levhalarını görünce dayanamamış ve Keçecizade Fuad Paşaya bunların ne olduğunu sormuş. Fuad Paşa İngiliz'in tam anlayacağı dille cevap vermiş.
– O gördükleriniz, Osmanlı Sigorta Şirketinin levhalarıdır.

Tarihi Fıkralar, fikraoku.com.tr paylaştı

Sultan Aziz'le Paris'e giden heyette Şehremini Muavini Ömer Faiz Efendi de varmış...
Keçecizade Fuat Paşa, Ömer Faiz Efendi'yi hiç yanından ayırmıyormuş, hoşgörülü, nüktedan, hazır cevap insanı kim sevmez.
Bir gün Fuat Paşa, yanına onu alarak Paris Belediye Başkanı'nı ziyarete gitmiş. Adamın merakına bakın, İstanbul Belediyesi sokakları temiz tutup yıkatmak için ne kadar para harcıyormuş...
Al başına soruyu!

Ömer Faiz Efendi'de cevap mı yok!
- Bizim sokak ve caddelerimizin iki tarafı dükkânlarla doludur. Berber, aşçı... Berber, sakal tıraşından kalan sabunlu suyu, bakkal peynirin suyunu, aşçı tencerenin yağını sokağa dökerler. Bunlar akarken sokaklar yıkanmış olur. Onun için bizde sokak yıkama tahsisi yoktur.
Paris Belediye Başkanı, herhalde bir şey anlamaz ama misafirle de tartışacak değiller ya!

Tarihi Fıkralar, fikraoku.com.tr paylaştı

İkinci Abdulhamit zamanında hazırcevaplığı ile tanınmış İzzet Paşa'yı Musevi cemaati reisi ziyarete gelmiş. Karşılıklı konuşuyorlarmış. Paşanın iyi bağlanmayan pantolonunun düğmelerinden beyaz çamaşırı yakışıksız bir halde gözüküyormuş. Haham bir sırasını getirip "Düğmeleriniz açılmış hazretleri", diye işaret edince, hazır cevap Paşa hiç bozuntuya vermeden gülümseyerek:
- Bizde bir atasözü vardır, dost başa, düşman ayağa bakar derler. Aferin Haham efendi, sen bitaraf olduğun için ne başa, ne ayağa, tam ortaya bakıyorsun, demiş.

Tarihi Fıkralar, fikraoku.com.tr paylaştı

Harun Reşid'in vezirlerinden biri, Behlül Dânâ'ya latife yollu takılarak:
- Müjde sana ey Behlül, Sultanımız seni, domuzlarla maymunlara çoban tayin etti, dediğinde, Behlül şu cevabı vermiş:
- Öyle ise kulaklarını aç da emirlerimi yerine getirmeye hazırlan.

Tarihi Fıkralar, fikraoku.com.tr paylaştı

Trabzon Rum İmparatoru David Komnen, akrabası Uzun Hasan'a güvenerek Türklere verdiği vergiyi kestiği gibi, daha evvelce verdiklerini de geri istemeye başladı, Fatih, David'in elçilerine şöyle dedi:
- Haydi siz şimdi gidiniz, ben kendim gelir borcumu öderim.

Tarihi Fıkralar, FATİH paylaştı

3. Mustafa'nın veziri Koca Ragıp Paşa'nın konağında bir Ramazan günü oruç üzerine sohbet yapılıyordu. Ragıp Paşa, orada bulunanlardan Şair Haşmet'e:
- Haşmet! Senin de borcun var mı? diye sorunca, Haşmet:
- Evet efendim! diye cevap verdi. Mahalle bakkalına bin kuruş, kasaba beş yüz kuruş.
Ragıp Paşa gülerek:
- Onu sormuyorum yahu, dedi. Oruç borcun var mı, sen onu söyle.
Şair Haşmet şu cevabı verdi:
- Paşam, oruç borcunu Allah sorar. Sizin soracağınız, kul borcudur.

Tarihi Fıkralar, fikraoku.com.tr paylaştı

Fransa hükümet ricalinden bir kadın Napolyon'un bir savaşta eleştiriye kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:
— Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zapt etmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:
— Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.

Tarihi Fıkralar, Hazır Cevap paylaştı

Diğer Sayfalar: İlk Sayfa ... 5 6 7 [8]9 10 11 ... Son Sayfa

Tarihi Fıkralar Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin