Kayserili Fıkraları

ANA SAYFA > Kayserili Fıkraları (53 Fıkra)

Kayserili Fıkraları

Taksinin yokuşta frenleri patlamış, müthiş bir hızla aşağı iniyor. Kayserili müşteri bağırmış:
- Durdur şu arabayı!
Şoför panik içinde haykırmış:
- Durduramıyorum, fren patladı!..
- O zaman taksimetreyi durdur hiç değilse.

Kayserili Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Büyükşehirde bir Kayserili ile karşılaşan adamın birisi muhatabına takılır:
- Bu hafta Kayseri'ye gideceğim. Orada eşek etinden pastırma yapıyorlarmış. Bunun aslı var mı?

Kayserili buna öfkelenir, ama hiç çaktırmadan cevabını verir:
- Vallahi eşek etinden pastırma yapıp yapmadıklarını bilmiyorum. Öyle de olsa gidersen korkma sana ilişmezler, senden pastırma yapmazlar...

Kayserili Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Temel İstanbul'dan memleketi olan Trabzon'a gitmek için otobüse biner. Bileti 9 numaralı olmasına rağmen gider 13 numaralı koltuğa oturur. Muavin gelir ve "Beyim sizin koltuk numaranız 9, burası değil. Lütfen yerinize geçiniz" der, ancak bizim Temel'i yerinden kaldıramaz. O kadar dil döker fayda etmez. Bu durumu gören Kayserili'nin biri Temel'e dönerek,
- "Hemşerim, Trabzon'a 9 numaralı koltuk gider, 13 gitmez" der. Bunun üzerine Temel
- "A öyle mi ?" diyerek hemen 9 no'lu koltuğa geçer.

Kayserili Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Bölük komutanı Ali okulunu denetliyordu. Hasan'a sordu:
- Oğlum, dünya kaç parçadır?
- Beş parçadır komutanım.
- Say bakalım.
- Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya.
- Sen nerelisin?
- Kayseriliyim, komutanım.
- Su haritada Kayseri'yi göster bakalım.
Hasan Kastamonu'yu işaret edince:
- Oğlum, orası Kastamonu.
- Kayseri'nin bir mahallesi sayılır, komutanım, der.

Kayserili Fıkraları, Kayserili paylaştı

Kayseri'ye bir banka müfettişi gelmiş, zamanının en iyi oteli olan Zümrüt Palasta yatmış. Sabah teftiş edeceği bankaya gitmeden önce kapıdaki boyacı çocuğa ayakkabılarını boyatmaya karar vermiş. Bir taraftan da çocukla muhabbete başlamışlar:
- Siz eşeği boyar da satarmışsınız, doğru mu?
- Doğru.
- Nasıl oluyor bu?
Çocuk elindeki fırçaları çaprazlama çalımla ayakkabılar üzerinde sallarken;
- Ahan da boyuyoh ya! İşte böyle...

Kayserili Fıkraları, Rümeysa paylaştı

Gözleri kör, yalnız ve yoksul bir Kayserili kırlarda başıboş dolanırken bastonuna değen sihirli lambayı alıp içinden cini çıkarmayı başarmış.

Bu işten hayli bıktığı belli olan cin, Kayseriliye söyle bir baktıktan sonra;
– Senin hayli isteğin vardır; şimdi sen gözlerin açılsın istersin, zenginlik dilersin, evlenmeyi arzularsın, ama uğraşamam. Sadece bir dileğini yerine getireceğim. İyi düşün ve ne isteyeceksen iste, demiş.

Kayserili biraz düşündükten sonra dileğini söylemiş;

– Çocuğumun saatlerce altınlarımı saymasını görmek istiyorum.

Kayserili Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Altmışlı yılların başında Kayserili vatandaşın birisi Ankara'da dolaşırken kendisine bir kasket almak istemiş. Kasket satan dükkanların bulunduğu çarşıda gezerken bir kasket beğenmiş ve başına geçirip aynadan kendisini izledikten sonra satıcıya “Kaç lira?” olduğunu sormuş. O zamanlar kasketin en iyisi iki buçuk liradır ama satıcı bakmış ki adam beğenmiş: “Beş lira” demiş. Kayserili vatandaş kasketi eline alıp evirip çevirdikten sonra:
- Hani bunun delikleri? demiş. Satıcı hayretle sormuş:
- Taze kaskette delik ne arasın Hemşerim?
Kayserili:
- Bu kaskete beş lira verecek eşeğin kulakları nereden çıkacak?

Kayserili Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Diğer Sayfalar: 1 2 3 [4]5 6 7 ... Son Sayfa

Kayserili Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin