Kayserili Fıkraları

ANA SAYFA > Kayserili Fıkraları (53 Fıkra)

Kayserili Fıkraları

Zamanın Bünyan Kaymakamı “gece kimse fenersiz gezmeyecek” diye emir verir. Emrine uyulup uyulmadığını kontrol etmek için geceleri gezmeye çıkar. Bir gün Aşık Mustafa'ya rastlar. Aşığın elinde fener yerine keven otu yandığını gören kaymakam, kızgın kızgın sorar:
- Hani senin fenerin?
Aşık Mustafa hiddetlenerek cevap verir:
- Ottan olur aşıkların feneri,
Yeni çıktı Kaymakamın hüneri,
Çeker isem belimdeki döneri
Haddini bildiririm kaymakam.

Neye uğradığını şaşıran kaymakam, çevredekilere sorar.
- Bu kim yahu? Çevresindeki görevliler:
- Efendim buna Bünyan'ın meşhur Aşık Dayısı derler. Bu halk asığıdır. Kaymakam bir şey söylemeden çeker, gider.

Kayserili Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Rahmetli olup öbür dünyaya göçen bir Kayserili, orada bir Yahudi ile arkadaşlık etmektedir. Aralarındaki uyumlu ahbaplık meleklerin dikkatini çeker ve onları mükafatlandırmak isterler. Yanlarına çağırıp derler ki:
- Sizin hâl ve gidişiniz çok güzel, öbür insanlara örnek olması için sizi yeniden dünyaya göndereceğiz, oraya giderken bizden ne isterseniz yerine gelecektir, dileyin bizden ne dilerseniz.
Hemen Yahudi atılarak:
- Ben ağırlığımca altın isterim.
Melekler kabul ederler ve Kayseriliye dönerek:
- Sen ne istiyorsun?
Kayserili kıs kıs gülerek:
-Siz bana Yahudi'nin adresini verin yeter.

Kayserili Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Padişahın biri,
- Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim, demiş.
Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;
- Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.
- Bunun neresi yalan?
Kuş kartaldır, Arslan da kuzu kadar minik bir yavru.
Kaptı mı götürür tabii!
- Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!
- Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!
- Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!
- Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.
Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş.
Ama bir gün bir Kayserili gelmiş;
- Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!

Kayserili Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Kayseri'de yol çalışması yapılıyormuş. Köylüler eşeğin birini salıp geçtiği yerden yolu geçiriyorlarmış. O sırada oradan geçmekte olan Amerikalı bir mühendis görmüş bunları. Merak etmiş; gitmiş yanlarına.
-Selamın aleyküm dayı yapıyorsunuz böyle? demiş. Köylü:
-Yol yapıyoruz diye cevap vermiş.
-E bu eşek ne diye devam etmiş mühendis. Köylü genel prosedürü şöyle bir anlatmış. Eşeğin yolun nerden geçeceğine karar verdiğini söylemiş. Bizim Amerikalı mühendis yerlere yatmış gülmekten öyle şey mi olur diye. Alaycı bir tonla:
- "E demiş eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?" Köylü:
- "O zaman Amerika'dan mühendis getirtiyoruz.

Kayserili Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Kayserili Tuhafiyeci dükkanından geçimini sağlayabiliyor, bir kösede üç beş kuruş da biriktirebiliyordu.

Günün birinde sağındaki dükkan boşaldı, derken orası da tuhafiyeci oldu. Sonra solunda bir tuhafiyeci daha... Rekabet başladı, işleri kötüye gitti.

Ama sonunda bir çözüm yolu buldu :

Sağındaki komşusu, dükkanının üzerine, gerçek ucuzluk burada yazdırmıştı.

Solundaki, en büyük tuhafiye mağazası, yazılı bir bez asmıştı.

Bizimki, ikisinin ortasına su yazıyı koydurdu :

"Mağazaya buradan girilir."

Kayserili Fıkraları, KAYSERİLİ paylaştı

Öğretmen okula yeni gelen öğrencilerden memleketlerini sorarken sıra Kayseriliye gelince:
- Bolulu'yum, diye atar.
Bu öğrencinin Kayserili olduğunu bilen arkadaşları gülüşürler.
Bunun sebebini soran öğretmene çocuklardan biri:
- Arkadaşımız yalan söyledi.
O Bolulu değil, Kayserili. Öğretmen Kayserili öğrenciye:
- Neden Bolulu'yum diyorsun?
Kayserili öğrenci gayet ciddi cevabı kondurur:
- Övünmek gibi olmasın diye efendim.

Kayserili Fıkraları, Emirhan paylaştı

Kayseriliyle ve bir Laz arkadaşı yurtdışına çalışmaya giderler. Kısa sürede iş bulamadıkları için paraları biter. Bir gün camide duaya başlarlar. Laz "Ne olur Allah'ım bizlere para nasip et" diye dua eder. Kayserili de duada "Allah'ım Laz'a para ver" der. Bunu fark eden Başka bir Türk Kayseriliye sorar:
- Sen neden kendine dua etmiyorsun?
Kayserili:
- Allah ona versin, ben ondan almasını bilirim.

Kayserili Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Diğer Sayfalar: İlk Sayfa ... 2 3 4 5 [6]7 8

Kayserili Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin