Köylü Fıkraları

ANA SAYFA > Köylü Fıkraları (40 Fıkra)

Köylü Fıkraları

Çankırılı çocuk annesiyle tarlaya gelmiş. Öğleye doğru acıkmış. Annesi bir tasa ekmek doğrayıp üstüne süt döküp vermiş. Bir ağaç gölgesinde ekmekli sütü kaşıklarken bir yılan gelmiş. Çocuk yılanı görmüş ama ses etmemiş. Yılan yavaşça süzülüp sütten içmeye başlamış. Yılan içmeye devam ederken çocuk yılanın kafasına kaşığın sırtıyla pat diye vurmuş;
– Ekmaaanan ye! Ekmaanan ye!

Köylü Fıkraları, muhammet doğan paylaştı

İki kafadar bir ineği arabanın arkasına bağlayıp köyden şehre götürüyorlarmış. Araba hızlandıkça inekte hızlanıyormuş. Bunu gören şoför son sürat gitmeye başlamış. Birazdan inek dili bir karış dışarıda sağa sola gitmeye başlamış. Şöför:
— Ula hüso galiba senin inek öli. Hüso arkasına baktıktan sonra;
— Yok ula seni geçecek sinyal veri...

Köylü Fıkraları, Reyhan paylaştı

Köylünün birinin çok sevdiği bir koyunu varmış. Bu koyun hiç gebe kalamıyormuş. Köylü, komşu köyde birinin koçu olduğunu ve hangi koyunla çiftleşirse gebe bıraktığını duymuş. Bunun üzerine koyununu el arabasına koymuş, çıkmışlar yola, köye vardıklarında selam verip adamın yanına yaklaşmış.
- Yahu gardaş senin koçun methini duydum koştum geldim, hele bizim koyuna da bir çare.
- Aman gardaş lafımı olur, amma 30 liranı alırım.
- Tamam.
Neyse çiftleşme gerçekleşiyor ve köylü koyunu tekrar el arabasına koyup giderken koçun sahibine soruyor:
- Hamile kalıp kalmadığını nereden anlayacağız?
- Yarım sabah ahıra girince bak, koyun eğer yatıyorsa hamiledir, yok ayaktaysa hamile değildir.
Neyse sabah oluyor köylü bir heyecanla ahıra koşuyor, bakıyor ki
koyun ayakta. Ulan diyor yine tutmadı.
Karısı demiş ki "bi daha götür".
Köylünün ki de bir umut koyunu tekrar el arabasına bindirip gitmiş. Bu sefer 40 lira alıyor koç sahibi.
Ertesi sabah köylü koşa koşa ahıra gidiyor ki bir de ne görsün koyun yine ayakta.
Köylü iyice sinirleniyor, neredeyse koyunu kesecek.
Karısı eşini sakinleştirip koyunu tekrar götürmesi için eşini ikna ediyor.
Köylü koyunu götürüyor ama koç sahibi adam bu sefer 50 lira alıyor. Köylü daha da sinirleniyor, söylene söylene eve geliyor.
Koyunu ahıra atıp gidiyor.
Sabah ise yatağına uzanmış umutsuz ve sinirli bir şekilde karısına:
- Hele git bak şu koyuna, oturuyor mu ayakta mı.

Kadın gidip bakıp geliyor ve diyor ki:
-Bey, koyun ne oturmuş ne de ayakta bey, arabaya binmiş seni bekliyor

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Oğlunun okuması için hayli masraf ettiği halde çocuğun hiçbir şey öğrenemediğini gören köylü, büyük Bir ümitsizlik içinde;
- Ah! Şu bir tanecik öküz için ne inekler feda ettim, der.

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Eski zamanlarda köylünün biri, istenen vergileri hiçbir zaman vermezmiş. Tahsildarı kovalar, muhtarı azarlar. Ama sonunda karakola çekilip temiz bir dayak yedikten sonra vergiyi verirmiş.
Onun bu inatçılığına bir gün karısı dayanamamış:
- Ah be adam! Madem sonunda vereceksin, niye zamanında vermezsin de boş yere dayak yersin?
Adam kızmış:
- Be kadın, hemen kuzu kuzu ödersek, bizim kabadayılık nerede kalır.

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Dört arkadaş anlaşmışlar tarlaları birlikte biçeceklermiş. Birinci gün sabah bir araya gelmişler, çok erken toplandık kırağı düşmüş, kuruyunca gelelim deyip geri dönmüşler köy odasına. Geyik muhabbet derken akşam olmuş.

İkinci gün öğlen gitmişler, öğlen sıcağında yanarsak yarın hiç çalışamayız demişler en iyisi ikindi gibi gelelim. Daha çok tarla var biçmemiz gereken. Hem serinde daha hızlı çalışırız. Köy odasına geri dönmüşler, geyik muhabbet derken akşam olmuş.

Üçüncü gün gelmişler ikindi vaktinde, hava serinlemiş. Hafif de esiyor artık. Bir ateş yakalım üşürsek ısınırız akşama doğru demişler. Ateşi yakmışken bazlama koymuşlar köze. Patates pişirmişler falan derken akşam olmuş. Yine iş yok. Eve dönmüşler. Yarın demişler iyi çalışalım, Maazallah yağmur falan yağarsa ekin tarlada kalır. Beşinci gün, altıncı gün derken köye biçerdöver gelmiş. Arkadaşlar biçerdöveri görünce başlamışlar söylenmeye. Aynı bebe mi var ki moturda. Geçen senekiyse ben vermem valla. Gerçi biçmek en güzeli ama...

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Susuzluktan kıvranan bir köy halkı, nefesi kuvvetli, "Bir dua etti mi gökten rahmet boşalıyor" diye namı yürüyen kasabadaki hocaya haber salıp getirmişler. O gece hoca efendi, bir güzel ağırlanmış, yedirilmiş, içirilmiş sabah namazından sonra hep birlikte yağmur duasına çıkılmış Hoca dua etmiş, köylü ellerini açıp amin demiş, dua bitmiş, köye dönüyorlar, onlar yağmur beklerken hava açmış, pırıl pırıl güneş... Köye yaklaşırken, homurtular başlamış:

-Ne biçim hoca bu yahu? -Hani bir okuyacak bir üfleyecek, gök gürleyecek yağmur yağacaktı...

-Güya karşı köye gitmiş, daha ellerini açıp duaya başlarken, gökten rahmet boşanıvermiş... Sonunda muhtar hocanın yakasına yapışmış:

-Hani hoca yağmur yağacaktı ne oldu? Hoca dönmüş:

-Size yağmur yağmaz!

-Niye yağmasın? Hocaysa hoca, duaysa dua, daha ne istiyorsun?

-Siz bana güvenmediniz!

-Ne demek güvenmedik? Güvenmesek kasabadan alır buraya getirir miydik? Aldık, getirdik, paranı peşin verdik, sen dua ettin, biz amin dedik, daha nasıl güveneceğiz?

-Siz yalnız bana değil, töğbe estağfurullah, Allah'a da güvenmediniz... Sizin kalbiniz bozuk! Köylü hep birden itiraz etmiş:

-Haşa sümme haşa, nereden çıkarıyorsun bu lafları? Hoca efendi elindeki şemsiyeyi göstermiş:

— Bre zındıklar eğer güvenseydiniz, hepiniz yağmur yağacak diye şemsiyelerinizi yanınıza alırdınız. Hani nerede şemsiyeniz? Bir ben güvendim, şemsiyemi aldım o da yetmedi!...

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Diğer Sayfalar: 1 [2]3 4 5 6

Köylü Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin