Köylü Fıkraları

ANA SAYFA > Köylü Fıkraları (40 Fıkra)

Köylü Fıkraları

Dört arkadaş anlaşmışlar tarlaları birlikte biçeceklermiş. Birinci gün sabah bir araya gelmişler, çok erken toplandık kırağı düşmüş, kuruyunca gelelim deyip geri dönmüşler köy odasına. Geyik muhabbet derken akşam olmuş.

İkinci gün öğlen gitmişler, öğlen sıcağında yanarsak yarın hiç çalışamayız demişler en iyisi ikindi gibi gelelim. Daha çok tarla var biçmemiz gereken. Hem serinde daha hızlı çalışırız. Köy odasına geri dönmüşler, geyik muhabbet derken akşam olmuş.

Üçüncü gün gelmişler ikindi vaktinde, hava serinlemiş. Hafif de esiyor artık. Bir ateş yakalım üşürsek ısınırız akşama doğru demişler. Ateşi yakmışken bazlama koymuşlar köze. Patates pişirmişler falan derken akşam olmuş. Yine iş yok. Eve dönmüşler. Yarın demişler iyi çalışalım, Maazallah yağmur falan yağarsa ekin tarlada kalır. Beşinci gün, altıncı gün derken köye biçerdöver gelmiş. Arkadaşlar biçerdöveri görünce başlamışlar söylenmeye. Aynı bebe mi var ki moturda. Geçen senekiyse ben vermem valla. Gerçi biçmek en güzeli ama...

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Hoca büyük bir açlık hissetmeye başladığı anda uzak bir köye gelir. Oraya vardıktan sonra bütün çiftçileri muhtarın yanına çağırttırır ve kızgınlıkla şöyle der:

— Ben köyünüzde kaldığım müddetçe bana yeterince yemek vereceksiniz. Aksi halde gittiğim son köyde beni aç bıraktıklarında onlara yaptığımın aynısını size de yaparım.

Onu büyük bir büyücü sandıklarından önce korkarlar. Bundan dolayı da istediği kadar ona yemek verirler. Birkaç gün sonra tekrar yola koyulmak istediğinde köydeki meraklının biri sorar:

— Eğer size yiyecek bir şey vermeseydik ne yapardınız?

Hoca o zaman gülerek cevap verir.
— O zaman aç olarak yoluma devam ederdim. Son gittiğim köyde de aynı şeyi yapmıştım.

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Politikacının biri, seçim propagandası için köyleri dolaşmaya çıkar. Politikacı köy hayatını fazla bilmediğinden, her şeyi merakla incelemektedir. Bir köyde su dolabını çeviren eşeği izler. Köylüye:
- Hayvanın gözlerini bağladığını anladım da, boynuna niçin çıngırak taktın? Onu anlamadım, der. Köylü:
- Efendim, eşek dönerken durursa, çıngırağın sesi kesilir. Ben de durduğunu anlarım. Koşup, hayvanı tekrar yürütürüm, cevabını verir.
- İyi ama eşek yerinde durur da, yürüyormuş gibi yapıp, başını sallarsa, ne yaparsın o zaman?
Köylü soruya gülerek cevap verir: fıkraoku.com
- Aman efendim, böyle sizin kadar akıllı eşek nerede?

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Bir karpuz tarlası olan çiftçi, her akşam tarlasına çocukların dadandığını ve birkaç karpuzun eksildiğini fark etti. Epey düşündükten sonra, tarlaya bir uyarı levhası koymaya karar verdi. "Dikkat! Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi!"
Ertesi akşam karpuz yiyemeden kaçan çocukları keyifle izledi. Bir hafta sonra, çiftçi tarlasında geziyordu. Karpuzlarını kontrol ederek, eksik olmadığını düşünürken gözü kendi levhasının yanına konan bir levhaya ilişti.
— Şimdi o karpuzlardan iki tane var!

Köylü Fıkraları, Tuğba paylaştı

Mahmut Efendi, hanımını hiç yanından ayırmak istemezmiş. Ancak, kayınpederinin hastalığını bildiren telefon gelince hanımını göndermek zorunda kalmış. Günlerce yalnız kalan Mahmut Efendi evin bütün işlerini kendi yapmaya başlamış. Hastanın iyileşmesi üzerine gelen bir telefon onu sevindirmeye yetmiş. Çünkü hanımının geleceği gün de belli olmuş.

Beklenen vakit yaklaşınca eşeğine binen Mahmut Efendi yola çıkmış. Ancak, normalde tembel ve uyuşuk olan eşek o gün hızlı hızlı gitmeye başlamış. Bu duruma şaşıran Mahmut Efendi, ileride aynı yöne gitmekte olan bir eşeği görmüş ve meseleyi hemen anlamış. Eşeğinin kulağına eğilip şöyle demiş:
- Ulan eşek, bu gün sana ne oldu? Birdenbire küheylâna dönüverdin. Yoksa karıdan sana da mı haber geldi?

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Saf köylü, kente iş için gelmiş. Bir evin penceresinde gördüğü papağanın renk renk tüylerine hayran oluyor.
- Allah'ım... Ne güzel canlılar var...
Tam o sırada papağan konuşmaya başlıyor:
- Ne bakıyorsun?
Köylü, neye uğradığını şaşırıyor:
- Kusura bakma hemşehrim. Seni kuş sandım da...

Köylü Fıkraları, sezai paylaştı

İstanbul'un taşı toprağı altındır diyerek memleketinden kalkıp gelen bir köylü, kuyumcu dükkanının vitrinini hayran hayran inceliyormuş. Kuyumcu köylünün kıyafetinden dolayı birazda aşağılayarak:

- Ne bakıyorsun öyle hemşerim? demiş.

- Hiiiç... Sizin dükkanda ne sattığınızı merak ettim. Adam alay edercesine cevap verir:

- Biz eşek kafası satıyoruz.

- Allah versin... İşleriniz iyi gidiyora benziyor.

- Nereden bildin iyi gittiğini,

- Baksana, koskoca dükkanda seninkinden başka kalmamış da ondan!

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Diğer Sayfalar: 1 2 [3]4 5 6

Köylü Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin