Köylü Fıkraları

ANA SAYFA > Köylü Fıkraları (40 Fıkra)

Köylü Fıkraları

Köy İmamı bir gün köylülere konuşma yapıyormuş. Hoca köylülere kızlarınız açık giyiniyor, makyaj yapıyor, kızlarınıza söyleyin, kendilerine dikkat etsin, böyle yapmasınlar demiş. Köylüler hoca bunları senin kızın da yapıyor demişler. Hoca ise şöyle demiş;

- ALLAH VAR ŞİMDİ, BİZİM KIZA DA YAKIŞIYOR HA... demiş.

Köylü Fıkraları, Aysima paylaştı

Köylünün biri oğlunu şehirden evlendirmiş. Oğlan bir süre sonra şehre taşınmış. Kendine göre iş bulup çalışıyormuş. Bu arada bir de erkek çocuğu olmuş. Adam hem pazardan masrafını almak hem de torununu görmek için şehre gitmiş. Tabi gelirken heybesini hediyelerle doldurmuş. Her ne yaptıysa gelinine yaranamamış. Şehre indiğinde doğruca oğlunun evine gitmiş. Daha eve girerken gelininin memnun olmadığı belli oluyormuş. Odaya geçmişler. Adam torununu kucağına alıp severken bir ara gelin:

— Oğlumun dedesi geldi, gelmeden gidesi geldi, demiş.

Adam çok içlenmiş, öfkelenmiş ama sezdirmemeye çalışmış. O da:

— Dedesinin adı Durali, bugünde buralı, yarında buralı demiş.

Köylü Fıkraları, ece nur paylaştı

Köyden Kayseri'ye gelen köylü sabah kahvaltısı için bir lokantaya gider. Sabahın erken saatleri olduğu için oldukça kalabalık olan lokantada yer bulamayan köylü kasiyerin yanındaki küçük bir masaya oturur, garson gelince mercimek çorbası ister, fakat bizim köylü çorba gelene kadar bir sepet ekmeği yer. Çorba gelir onu da içer giderken kasada oturan hacıya borcunu sorduğunda hacı:
- Yediğin ekmeğin parasını ver de çorba bizden olsun, der.

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Köylünün biri evlenmiş, hemen askere gitmiş. Giderken karısı gebeymiş. Köylülerin âdeti karısına mektup yazması ayıpmış. Sonunda durumu öğrenmek için babasına bir mektup yazıyor ve mektupta diyor ki:
Yürü mektubum yürü,
Düşü hayra yor da gel.
Bir iken iki olduk,
Üç olduk mu sor da gel.

Babası oğlundan gelen mektubu alıyor ve meseleyi çakıyor. Babası da oğluna şöyle bir cevap yazıyor:
Mektubun iyi mektup,
Böyle mektup gene yaz,
Tarlan ürün vermedi,
Gel de yine gaz.

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Köy kahvesinde sigara içmekte olan Musa amcaya sormuşlar:
- Musa amca, cigara içmek günah mı, sevap mı?
- Bilmiyom evlat.
- Peki, niye içiyon?
- Evlat, ben günahsa yakıyom, sevapsa içiyom.

Köylü Fıkraları, Musa paylaştı

Ülkenin tanınmış genç avukatlarından biri, yaban kazı avı zamanı, tüfeğini alıp avlanmaya çıkmış. Kazları uçarken görmüş. Hemen nişan alıp ateş etmiş. Kuş döne döne yere inmeye başlamış. Etrafı çitle çevirili bir araziye düşüvermiş sonunda.

Avukat hemen araziye girip kuşu almaya yeltenmiş. Tam çitlerden içeri girecekken karşısına yaşlı bir köylü çıkmış.

Köylü avukata sormuş:
- Ne yapıyorsun benim arazimde ?

Avukat:
- Şu yaban kazını vurdum da, almaya çalışıyorum.

Yaşlı köylü:
- Arazi benim olduğuna göre, içindeki her şey gibi, kuş da benimdir.

Avukat hemen diklenmiş:
- Ben bu ülkenin en önemli avukatlarından biriyim. Beni uğraştırma bey amca!

- Mahkeme masrafı falan der, çiftliğine kadar elinden alırım bak !

Yaşlı köylü gülmüş:
- Biz buralarda böyle küçük sorunları mahkemeyle değil, üç tekme kuralıyla çözeriz.

Demiş.
- Nedir o üç tekme kuralı?

Diye sormuş, avukat merakla. Yaşlı köylü:
- Önce biri ötekine üç tekme vurur, sonra öteki. Sonra yine ilki. Bir kişi pes edene kadar devam eder. Pes eden kaybeder.

Avukat genç, güçlü kuvvetli, sportmen. Köylü ihtiyar. İçinden "ben bunu haklarım" diye düşünerek:
- Kabul.
Demiş.

- Burası benim arazim olduğuna göre ilk vurma hakkı bende.
Demiş yaşlı köylü. İlk tekmeyi atmış avukatın kasıklarına. "Ufff" diye dizlerinin üzerine çökmüş avukat.

İkinci tekme tam midesine gelmiş ki, avukat öğlen yediği yemekleri çıkarmış, "böğğğ" diye bağırıp dört ayak haline gelmiş yerde.

Yaşlı köylü üçüncü tekmeyi tam kıçının ortasına yerleştirince de öne doğru kapaklanmış avukat.

Önde de köylünün ineğinin biraz evvel oraya bıraktığı ıslak tezek var, avukatın suratı aynen gömülmüş içine.

Avukat:
- Şimdi sıra bende, ihtiyar tilki, diye doğrulmuş, ağzına kadar giren pislikleri ceketinin koluyla temizlemeye çalışırken.

Yaşlı köylü gülmüş:
- Pes ediyorum.

- Bir kaz için dövüşmeye değmez, al kuşunu git buradan!

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Kasabanın sonradan görme zenginlerinden olan Hamdi Ağa, alışverişe gelen köylülere başlar zenginliğini anlatmaya:
- İki bin koyunum var, bin beş yüz dönüm arazim var, elli tane tosunum var, diye sıralarken, köylüsü Rıza'da yanlarından selam vermeden geçer.
Hamdi Ağa, Rıza'nın selam vermeden geçmesine bozularak:
- Rıza, neden selam vermeden geçiyorsun? Selam, Allah'ın selamıdır, der.
- Rıza'nın cevabı zaten hazırdır:
- Hamdi Ağa, yalanını bölmek istemedim de ondan selam vermedim.

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Diğer Sayfalar: [1]2 3 4 5 6

Köylü Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin