Köylü Fıkraları

ANA SAYFA > Köylü Fıkraları (40 Fıkra)

Köylü Fıkraları

Doğu illerindeki bir ağanın en büyük zevki, kar üzerine çişiyle imzasını atmakmış. Bu nedenle kar yağmaya başladığı andan itibaren köyde hayvanlar dahil hiç kimse sokağa çıkamazmış. kar biraz kalınlaşınca, ağa sırtına kürkünü giyer ve köy meydanına gelirmiş. Yanında da en yakın yardımcısı Haso. Ağa sırtını köye doğru döner sonra sorarmış:
- Ula Haso, ahali bakiy mi? Haso cevap verirmiş:

- Evet ağam, hepisi de bir olmuş, pencerelerden bakir.
Ağa çisiyle karın üzerine imzasını atarmış Abdullah Cizrelioğlu. Sonra da bir nokta koyarmış ve sorarmış:
- Hala bakirler mi?
- He ağam, hem bakirler hem de çılgın gibim alkıslirler.
Her sene ayni tören sürermiş. Aradan 7 yıl geçmiş. Ağa yine, kar tuttuktan sonra, çıkmış köy meydanına. Sormuş Hasoya:
- Ahali bakir mi?
- He ağam, bakirler, köpekler, kediler bile camdadır.
Ağa Abdullah diye adını , arkasından Cizrelioglu diye soyadını yazmaya başlamış ki; kalakalmış, çünkü yaş gereği prostat. Halka rezil olmak var. Alçak sesle Hasoya sormuş:
- Bakirler mi?
- He ağam, bakirler de, sen ne diye durdin öyle? ağa çaresiz:
- Ula gel yanıma, arkanı dön ahaliye, tamamla şunu, diye emretmiş. Hasso bir an durmuş, sonra çişini yapmaya hazırlanmış ve ağanın kulağına eğilip:
- Ağam! demiş, kırk yıldır kafama vurdin, salak dedin, sırtıma vurdin aptal dedin. Ha bu kulun okumayi yazmayi sökemedi ki, ucuni tut da yazının devamını sen yaz.

Birlikte çalıştıklarınızı eğitmezseniz s2 tutacağınız gün yakındır. :)

Köylü Fıkraları, BÜLENT HAMARAT paylaştı

Oldukça varlıklı bir köylü kendisine bir çift iskarpin almış. Eskiyeceğinden korkarak pek giymezmiş. Bir gün kasabaya giderken köyden çıkıncaya kadar giymiş. Sonra çıkarıp eline almış. Kasabaya yaklaşınca tekrar giymiş. Akşamüzeri kasaba dönüşünde geç kalmış. Gece ayakkabıları eline alıp hızlı hızlı yürürken hava da kararmış. Alacakaranlıkta ayağına çivi batmış. Epeyce de canı yanmış. Kanlar içindeki ayağının acısını düşünmeden:

- İyi ki ayakkabılar ayağımda değildi, yoksa mahvolurladı demiş

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Hoca büyük bir açlık hissetmeye başladığı anda uzak bir köye gelir. Oraya vardıktan sonra bütün çiftçileri muhtarın yanına çağırttırır ve kızgınlıkla şöyle der:

— Ben köyünüzde kaldığım müddetçe bana yeterince yemek vereceksiniz. Aksi halde gittiğim son köyde beni aç bıraktıklarında onlara yaptığımın aynısını size de yaparım.

Onu büyük bir büyücü sandıklarından önce korkarlar. Bundan dolayı da istediği kadar ona yemek verirler. Birkaç gün sonra tekrar yola koyulmak istediğinde köydeki meraklının biri sorar:

— Eğer size yiyecek bir şey vermeseydik ne yapardınız?

Hoca o zaman gülerek cevap verir.
— O zaman aç olarak yoluma devam ederdim. Son gittiğim köyde de aynı şeyi yapmıştım.

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Bir karpuz tarlası olan çiftçi, her akşam tarlasına çocukların dadandığını ve birkaç karpuzun eksildiğini fark etti. Epey düşündükten sonra, tarlaya bir uyarı levhası koymaya karar verdi. "Dikkat! Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi!"
Ertesi akşam karpuz yiyemeden kaçan çocukları keyifle izledi. Bir hafta sonra, çiftçi tarlasında geziyordu. Karpuzlarını kontrol ederek, eksik olmadığını düşünürken gözü kendi levhasının yanına konan bir levhaya ilişti.
— Şimdi o karpuzlardan iki tane var!

Köylü Fıkraları, Tuğba paylaştı

Köylünün biri kasabaya pazara gidecekmiş ama gidecek bir arabası, hatta atı ve eşeği de yokmuş. Bir ara komşusundan istemeyi düşünmüş, komşusuna gitmiş.
- Osman Emmi, kasabaya pazara gidecektim de sana bir şey diyecektim, demiş. Komşusu da:

- Buyur de komşum, deyince:

- Sana eşek diyecektim, demiş. Hiçbir kızgınlık belirtisi göstermeyen komşusu devam etmiş;

- De oğlum de eşek de, öküz de. Hazır ağzını açmışken başka diyeceklerin varsa onları da de, diye cevap vermiş.

Köylü Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Pomak pazara inmiş. Bakmış daha önce hiç görmediği bir sebze türü.
- Bu ne demiş? Pazarcı;
- Salatalık, demiş. Pomak:
- O zaman bana bir kilo ver, demiş.

Pazarcı karşısındakinin saf Pomak köylüsü olduğunu anlayınca önce içinden onu kazıklamak geçmiş. Başlamış salatalıklardan bayat ve sarı olanları torbaya doldurmaya. Sonra vicdanı elvermemiş. Bu sefer onları döküp taze ve yeşil olanlarından doldurmaya başlamış. Bu sefer Pomak atılmış.
- Hop hop! demiş. Sen bana yine o olmuş olanlardan ver. Bu hamlardan verme demiş. Sonra o meşhur sözü eklemiş "Biz Pomak isek değiliz ahmak."

Köylü Fıkraları, ZEYNEP BETÜL paylaştı

Köyden şehire misafir olarak giden bir köylü gittiği evde saatlerce bekler yemek gelmez. Başlar ev sahibine durumu ima ile anlatmak için esnemeye. Esnemeleri sıklaşınca ev sahibi sorar:

- Misafirim esniyorsun ama hayır ola. Susuz musun yoksa uykusuz mu? diye sorunca aç olan misafir:

- Çeşmenin başında uyudum da sonradan buraya geldim der.

Köylü Fıkraları, Zafer paylaştı

Diğer Sayfalar: 1 2 3 [4]5 6

Köylü Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin