Nasrettin Hoca Fıkraları

ANA SAYFA > Nasrettin Hoca Fıkraları (385 Fıkra)

Nasrettin Hoca Fıkraları

Nasreddin Hoca'ya yapılan sataşmalar tükenip bitmez. Akşehirliler bir gün Hoca'ya takılır ve sorarlar:
- Hocam senin evliyalar katında ulu bir kişi olduğun söylenir aslı var mıdır?
Hoca'nın böyle bir iddiası elbette yoktur ama bir kere soruldu ya cevaplar:
- Her halde öyle olmalı.
- Böyle kişiler zaman zaman mucizeler göstererek bu özelliklerini herkese kanıtlar. Hoca madem kabullendin göster bir mucize de görelim!
Hoca:
- Pekala şimdi size bir numara yapalım, der. Karşısında durmakta olan çınar ağacına;
- Ey ulu çınar çabuk yanıma gel! der. Tabii ne gelen ağaç var ne giden. Hoca yürümeye başlar ağacın yanına varır.
Akşehirliler:
- Ne oldu Hoca ağacı getiremedin, kendin oraya gittin! diye gülünce Hoca:
- Bizde kibir yoktur, dağ yürümezse abdal yürür, der.

Nasrettin Hoca Fıkraları, emre doğan paylaştı

Nasrettin Hocanın kadılık yaptığı bir dönemde adamın birisi gelmiş.

- Kadı efendi, falanca adam kulağımı ısırdı. Kendisinden şikayetçiyim, demiş. Hoca:

- Onu da getir, davanıza bakayım, diyerek davacıyı göndermiş.
Bir zaman sonra, davalı da davacı da gelmiş, Hocanın karşısında el bağlamışlar. Davalı olan adam, itiraz etmiş.

-Vallahi de billahi de ben ısırmadım kadı efendi. Bana iftira ediyor. Kendi kulağını, kendisi ısırdı, demiş boynunu bükerek.
Hoca, biraz düşündükten sonra:
- Şimdi gidin, öğleden sonra gelin; davanızı karara bağlayalım, demiş.

Adamlar çıkıp gitmişler. Hoca; “Dur bakalım, insan kendi kulağını nasıl ısırır; bir deneyeyim” demiş kendi kendine. Başlamış kendi kulağını ısırmak için uğraşmaya. Ha ısırdım, ha ısıracağım derken düşmüş, başını kırmış. Yüzü gözü kan revan olmuş. Ne ise kanlarını temizlemiş, başına da beyaz bir bez sardıktan sonra duruşma salonuna girmiş. Çok geçmeden davalı ile davacı gelmiş. Davacı:

- Allah aşkına söyleyin kadı efendi! İnsan kendi kulağını ısırabilir mi? Buna imkan var mı? diye sormuş.

Nasrettin Hoca, beyaz sargılar içinde olan başını sallamış.

-Isırır birader, ısırır! Isırmaya çalışırken de yere yuvarlanıp başını kan revan eder, demiş.

Nasrettin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Nasreddin Hocanın ateş yakması gerekmektedir. Belli ki hanımı da yemek yapma hazırlığındadır. Hoca, duvarda asılı olan körüğü alır ve ateşi körüklemeye başlar, işini bitirdikten sonra da körüğün ağzını iyice bağlayarak yerine asar. Bütün bu olanlara bir anlam veremeyen Hoca'nın hanımı:
- Yahu Hoca Efendi! Bu körüğün ağzını niçin bağlıyorsun?

Hoca bu, lafın altında mı kalır:
- Yahu hatun! Bunu bilmeyecek ne var? Eğer körüğün ağzını tıkamasam içerisindeki hava uçup gidecektir. Biliyorsun ben savurganlığı sevmem.

Nasrettin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Nasrettin Hoca iyi bir eğitim görmüştü. Bölgenin en iyi okullarına gitmişti. Bunu bilen ve okuma yazma bilmeyen bir komşusu bir gün Hocaya gelmiş:

- Muhterem Hocam, oğlum Konya'da. Ona bir mektup yazar mısın?

Hoca da:
- Ben Konya'ya gidemem, demiş.

- Sana Konya'ya git demedim mektup yazmanı istedim. Hoca:
- Benim el yazımı benden başka kimse okuyamayacağından, mektubu okumak için kendim gitmeliyim.

Nasrettin Hoca Fıkraları, dersimiz.com paylaştı

Hoca yolda giderken adamın biri arkasından yaklaşıp ensesine bir okkalı bir tokat atmış. Hoca kadıya başvurmuş. Meğer kadı bu adamın yakın dostuymuş. Onları barıştırmayı denemiş, ama başaramamış.

Mecbur kalan kadı:

- Haksız yere tokat vuranın bir akçe ceza ödemesine karar verdim, demiş.
Adama dönüp kaş göz işareti yaparak, "Git bir akçe getir" diye emretmiş.

Adam gitmiş. Hoca da oturup akçenin gelmesini beklemiş. Aradan uzun bir süre geçip de adamın gelmeyeceğini anlayan Hoca, önündeki kâğıdı okumaya çalışan kadıya yavaşça yaklaşıp ensesine iki tokat şaplatmış. Kadı efendiye bir akçe uzatmış, peşinden de eklemiş:

- Benim işim var kadı efendi, şu bir akçe benden, bir akçe de getiren adamdan alırsın, hesap tamam olur.

Nasrettin Hoca Fıkraları, dersimiz.com paylaştı

Bir gün Nasreddin Hoca camide namaz için toplanan cemaate sormuş;
— Bugün benim ne atlatacağımı biliyor musunuz?
Hep birlikte "hayır" demişler hoca da o zaman ben de "anlatmayayım" sonraki gün olmuş hoca yine aynı soruyu sormuş. Bu sefer hep bir ağızdan "evet" demişler o zaman hoca "benim ne söyleyeceğimi biliyorsanız boşuna anlatmayayım" demiş. Ve öbür gün hoca yine aynı soruya eşlik etmiş ve cemaat demiş ki;
— Hocam aramızda bilenler de var bilmeyenler de
Hoca yine boş çıkmamış;
— O zaman bilenler bilmeyenlere anlatsın deyip gitmiş.

Nasrettin Hoca Fıkraları, bilgi fırtınası ömer paylaştı

Nasreddin Hoca pazarda dolaşırken, bir papağanın on iki altına satıldığını görünce şaşıp kalarak yanındakilere sormuş:

- Bu kuş neden bu kadar para ediyor?

— Bu papağandır konuşur, demişler.

Hoca doğru evine gitmiş. Hindisini koltuğunun altına alıp pazara getirmiş.

— Kaça hindi? diye sormuşlar.

— On beş altın, demiş Hoca.

— Bir hindi on beş altın eder mi? demişler.

— Görmüyor musunuz? demiş Hoca;

— Yumruk kadar papağanı on iki altına satıyorlar.

— Onun marifeti var, insan gibi konuşur. Ya seninki ne yapar? diye sormuşlar.

— O düşünmeden konuşur, demiş Hoca ;

— Bu da insanlar gibi düşünür.

Nasrettin Hoca Fıkraları, rabia eroğlu paylaştı

Diğer Sayfalar: İlk Sayfa ... 11 12 13 [14]15 16 17 ... Son Sayfa

Nasrettin Hoca Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin