Nasrettin Hoca Fıkraları

ANA SAYFA > Nasrettin Hoca Fıkraları (385 Fıkra)

Nasrettin Hoca Fıkraları

Hoca bir gün dağdan odun getirirken, eşeğinin ayağı kayar. Eşek uçuruma yuvarlanır gider.
Hoca, yukarıdan paramparça olan eşeğine bakar ve sonra der ki:
- Bizim eşek uçmasını öğrenmiş ama, daha konmasını öğrenememiş.

Nasrettin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Bir gün Nasrettin Hoca köyde gidiyormuş. Birkaç yaramaz çocuk onu taşlamaya başlamışlar. Nasrettin Hoca onlara bağırmış:

- Şayet beni taşlamaya son verirseniz, size ilginç bir haber vereceğim.

Yaramaz çocuklar bunu kabul ederler.
- Peki, bize ne haberi vereceksin?

- Muhtar bedava yemek veriyor. Orada istediğiniz kadar pasta börek yiyebilirsiniz.

Çocuklar mümkün olduğu kadar çabuk muhtarın evine koşmuşlar. Bizim Hoca bu parlak fikrine bir kez daha sevinmiş ve kendi kendine:
- Ben de oraya gideyim, belki doğru olabilir, demiş.

Nasrettin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Nasrettin Hocaya bir gün:
- Karın aklını kaybetti... demişler. Hoca düşünmeye başlamış.
- Ne düşünüyorsun hocam? Diye sormuşlar.
- Bizim karının aklı zaten yoktu ki, kaybetsin. Acaba başka bir şey mi kaybetti diye düşünüyorum

Nasrettin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Konya çarşısındaki helvacı dükkânlarının vitrinlerine iştahla bakan gariban adamın biri, bir dükkân sahibinden biraz helva sadaka olarak vermesini istemiş. Dükkâncı vermemiş. Garibanın canı da çok helva çekmiş. Dayanamayıp, dayak yemeyi de göze alarak başka bir helvacı dükkânına girmiş. Bir lenger helvayı önüne çekmiş ve hızla atıştırmaya başlamış.

Helvacı adamın üstüne yürümüş;

- "Bre adam, sorup istemeden, parasını ödemeden böyle helva yenir mi?" demişse de adamın aldırmayıp atıştırmayı sürdürdüğünü gören helvacı, adama sille tokat girişmiş.

Dükkânda tesadüfen bulunan Nasreddin Hoca müşterilere doğru dönüp:

- "Şu Konyalı helvacılar ne iyi adamlar; parası olmayan garibana bile döve döve helva yediriyorlar." demiş.

Nasrettin Hoca Fıkraları, Mustafa Kaya paylaştı

Nasrettin Hoca, bir akrabasına gece yatısına gitmiş. Nihayet yatma vakti gelince, kendisine ayrılan odaya girip soyunmuş. Sıra gecelik kavuğu giymeye gelmiş. Hoca, kavuğu başına geçirir geçirmez boğulacak gibi olmuş. Kavuk, adamakıllı bol ve uzun olduğundan Hocanın boynuna geçivermiş. Ne yaptıysa kavuğu başına uyduramayan Hoca, mendilini çıkarıp kavuğu ortasından sıkıca bağlamış ve başında durabilecek bir duruma getirmiş. Sabahleyin ev sahibi kavuğu görünce:

- Hocam, kavuğu boğmuşsun!.. demiş. Hoca da:

- Birader, ben onu boğmasaydım, o beni boğacaktı!..

Nasrettin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Hoca, bir gün yolda giderken, birisi ona gülünç bir soru sormuş:

- Hoca, senden önce ve senden sonra evlenenleri tuhaf bulmuyor musun?

- Her ikisini de tuhaf buluyorum, demiş Hoca.

- Neden böyle? diye bir daha sormuş arkadaşı.

- Neden mi? Benden önce evlenenlere, bana hiç öğüt vermedikleri için kızıyorum. Benden sora evlenenler de, onlara hiç öğüt vermediğim için, bana kızıyorlar

Nasrettin Hoca Fıkraları, dersimiz.com paylaştı

Nasreddin Hoca kuyunun başında durmuş aşağı bakarken kavuğunu düşürmüş. Kuyu derin inip alamaz. Kavuksuz eve gidemez. Soran olsa kavuğumu düşürdüm diyemez. Alay ederler. Bahçeden marul, maydanoz koparmış. Küçük parçalar halinde kuyuya atmaya başlamış. Burada ne yapıyorsun Hoca, diye soranlara;
— Akşam yemeği için, sebzeli kavuk çorbası hazırlıyorum, demiş.
Adamlar, kuyuya bakıp, olabilir, deyip gitmişler. Hava karardıktan sonra Hoca kimselere görünmeden evine varmış.

Nasrettin Hoca Fıkraları, Serdar Yıldırım paylaştı

Diğer Sayfalar: İlk Sayfa ... 47 48 49 [50]51 52 53 ... Son Sayfa

Nasrettin Hoca Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin