Nasrettin Hoca Fıkraları

ANA SAYFA > Nasrettin Hoca Fıkraları (385 Fıkra)

Nasrettin Hoca Fıkraları

Nasreddin Hoca'nın komşusunun hanımı hamileymiş. Gece sancısı tutmuş. Komşu hanımlar koşuşmuşlar. Ebe'yi çağırmış almış getirmişler.

Biraz sonra ebe hanım içerden seslenmiş;

- "Bir oğlunuz oldu!"

Adam sevinmiş.

Az sonra ebe yine seslenmiş;

- "Bir de kızınız oldu!"

Adam biraz şaşırmış.

- "Aman Hocam, biz bu kış kıyamette ikizlere nasıl bakacağız?" derken, Ebe hanım

- "Bir kızınız daha oldu" diye seslenince, Nasreddin Hoca:

-"Aman ebe hanım, çabuk mumu söndür. Işığı gören dışarı fırlıyor. Yandı zaten bu gariban!" demiş.

Nasrettin Hoca Fıkraları, oktay baba paylaştı

Nasreddin hoca cenaze namazından dönerken Kan ter içinde kalmış biri gelip;
— Hocam Hasan Sebgetullah nirde ki sizin talebenizdi; dedi Hoca adamı bi süzdü baktı ki biraz cahil ;
— Oğlum, Hasan yükseldi artık sebgetullah değil Rahmetullah oldu; dedi

Nasrettin Hoca Fıkraları, Reyhan paylaştı

Anadolu Selçuklu Sultanı, Nasreddin Hocanın şaka yapmayı ve kendisine şaka yapılmasını sevdiğini bildiği için, Hocaya şaka yapmaya karar vermiş. Nasreddin Hoca için bir ziyafet hazırlatıp Hocayı Konya’ya davet etmiş. Hoca da Sultanı kırmayıp davetini kabul etmiş.

Nasreddin Hoca Konya’ya geldiğinde, kendisini Sultanın vezirlerden birisi karşılamış. Önce şehri gezip önemli yerlerini görmüşler. Akşam olunca da Sultanın sofrasına oturmuşlar. Sofraya ilk önce çorba gelmiş. Anadolu Selçuklu Sultanı çorbadan bir kaşık almış ve hizmetkarlara bağırmış :
─ Bu ne biçim çorba, tuzu yok bunun, kaldırın bunu çabuk!

Hoca çorbanın tadına bile bakamadan çorbalar kaldırılmış sofradan. Hemen ardından kuzu çevirme gelmiş sofraya. Anadolu Selçuklu Sultanı kuzu çevirmenin tadına bakar bakmaz hizmetkarlara bağırmış:
─ Bu ne biçim kuzu çevirme, doğru dürüst pişirilmemiş, kaldırın bunu çabuk! Nerede o aşçıbaşı, böyle yemek mi yapılır ?

Hoca kuzu çevirmeden bir lokma alamadan o da kaldırılmış sofradan. Hemen ardından hizmetkarlar pilav getiriyorlarmış. Bakmış Nasreddin Hoca her yemeğe bir bahane bulunup gönderiliyor, bu gidişle aç kalacak, hemen hizmetkarların elindeki pilav tabaklarından birini kapmış. Hizmetkarlar diğer pilavları daha sofraya yerleştirmeden, koymuş önüne pilavı, hızla kaşıklamaya başlamış. Bunu gören Anadolu Selçuklu Sultanı gülerek Hocaya sormuş:
─ Aman Hoca efendi ne yapıyorsun?

─ Pilavın sofraya getirilmesini niye beklemedin?

Nasreddin Hoca cevap vermiş:
─ Sultanım, aşçıbaşı sizin olsun, bari pilavı bağışlayın.

Nasrettin Hoca Fıkraları, semih paylaştı

Hoca kıyı boyunca uzun bir yolculuk yapmaktadır. Fakat gel gör ki bu sıcak havada suyu da bitince susuzluktan dudakları bile kurumuştur. Ne kadar kendini sıksa da susuzluğa dayanamaz ve biraz olsun belki susuzluğumu dindirir diye deniz suyundan içmeye karar verir. Ama nerede! Susuzluğunu dindirmesi bir yana Hoca tuzlu suyu içince içi bir kat daha yanar. Yola bir miktar devam edince bir tatlı su birikintisine rast gelir ve kana kana içer. Sonrada kavuğunu çıkararak içine su doldurur ve kendinden emin adımlarla denizin kıyısına gelir ve kavuğundakini denize doğru savurarak:
- Bırak kabarmayı, dalgalanıp köpürmeyi su dediğin böyle olur.

Nasrettin Hoca Fıkraları, dersimiz.com paylaştı

Dostlarından biri Nasreddin Hoca'ya konuk olmuş. Yiyip içmişler, tatlı tatlı söyleşmişler, gece geç vakit yatacakları sırada konuk:
- Bizim eller bizim eller, yatarlarken üzüm yerler, demiş.

Hoca bakmış ki yemenin içmenin sonu gelmeyecek:
- Bizde öyle âdet yoktur, saklarlar da güzün yerler! deyivermiş.

Nasrettin Hoca Fıkraları, Berivan paylaştı

Nasreddin Hoca'nın canı bol naneli, yoğurtlu çorba istemiş. Şimdi sofraya gelse de kaşıklasam diye düşünürken kapı çalınmış.

Komşunun çocuğu elinde kâseyle gelip :

- "Babamın selâmı var. Sizden biraz naneli, yoğurtlu çorba istedi." demiş.

Hoca gülümseyerek:

- "Amma iş!" demiş. "Bizim komşular hayalimin de kokusunu alıyorlar!"

Nasrettin Hoca Fıkraları, dersimiz.com paylaştı

Nasrettin Hoca, gölde bir sürü yaban ördeğinin yüzdüğünü görünce:

- Şunlardan birkaç tane yakalayayım. Evde güzelce pişirip yerim, demiş kendi kendine.

Usulca ördeklere doğru yaklaşmaya başlamış. Ama, Hocanın yaklaşmakta olduğunu gören ördekler uçup gitmişler. Hocanın iştahı ağzında kalmış. Hemen gölün kıyısına gelip cebindeki kuru ekmeği çıkarmış. Küçük küçük parçalar halinde kırarak suya banmaya başlamış. Bir taraftan uçan ördeklerin peşine bakıyor, bir taraftan da kuru ekmeği ıslatıp ıslatıp yiyormuş. Hocayı gören biri:

- Hayrola Hocam, böyle ne yapıyorsun? diye sormuş. Hoca, biraz da üzüntülü bir edayla:

- Ekmeğim biraz kuru da, ıslatmak için ördek suyuna banıyorum, demiş.

Nasrettin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Diğer Sayfalar: İlk Sayfa ... 29 30 31 [32]33 34 35 ... Son Sayfa

Nasrettin Hoca Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin