Nasrettin Hoca Fıkraları

ANA SAYFA > Nasrettin Hoca Fıkraları (385 Fıkra)

Nasrettin Hoca Fıkraları

Nasreddin Hoca erkenden yola koyulmuş. Akşam hava kararmadan gideceği köye varmak için acele ediyormuş. Öğle vaktine yaklaşırken, bir pınarın başında durup, hem namazını kılmak hem de kuru peksimetten ibaret olan azığını yemek istemiş.

Pınara yaklaşırken, yaban ördeklerinin suda oynaştıklarını görünce, "Şunlardan bir tanesini yakalayıp kızartıp yesem diye düşünmüş." Sessizce ördeklere yaklaşmaya çalışırken, ördekler Hoca'yı fark edip uçmuş, kaçmışlar.

Hoca pınarın başına oturmuş, çantasından peksimetini çıkarmış, suya batıra batıra yemeye başlamış. Oradan geçen bir yolcu:

- Afiyet olsun Hocam, ne yiyorsun? demiş.

Hoca, peksimetini suya batırırken:

- Ördek çorbası, demiş.

Nasrettin Hoca Fıkraları, Gaye Kırtaş paylaştı

Kasabada tefeci bir adam varmış. Başı sıkışan birine para verirse getirdiği güne göre faizini hesaplayıp alırmış.

Günün birinde bir komşusu bu tefeciden büyük kazanını emanet istemiş. Almış. İşini görmüş. İade ederken de içine bir küçük kazan koymuş. Sahibi emin olmak için sormuş.

— Bu tencere ne?

Komşusu;
— Senin kazan doğurdu, deyince hemen sahiplenip tencereyi almış.

Birkaç zaman sonra komşusu yine büyük kazanı emanet istemiş ve almış. Kazanın sahibi aradan on - on beş gün geçtiği halde kazanının geri gelmediğini görünce, kazanını istemiş.

— Kazan öldü, diye bir cevap almış. Hiddetlenmiş. Mahkemeye kadıya başvurmuş.

O sıralarda Nasreddin Hoca , Kadılık görevi yapmaktaymış. Davalı ve Davacıyı dinledikten sonra:

— Senin kazan, doğuran kazan olduğuna göre ölmesi de gerekir, diye hükmetmiş.

Adam hiddetle:

— Hiç kazan ölür mü kadı efendi? deyince:

Kadı Nasreddin Hocamız cevabı yapıştırmış;

— Doğurduğuna inanıyorsun da, öldüğüne neden inanamıyorsun ?..

Nasrettin Hoca Fıkraları, adalet paylaştı

Nasreddin Hoca pazarda görüp beğendiği fiyatı yirmi akçe olan konuşkan papağanı uzun pazarlıktan sonra beş akçeye alır. Fakat papağanı evde bir türlü konuşturamaz.
- Ey papağan, neden böyle yapıyorsun? diye sorar.
Papağan:
- Bak Hoca, beni ucuza kapatıp beş akçeye aldın. Dünyada bir tek uyanık sen misin? Eski sahibimi buraya getir. Gözümün önünde on beş akçeyi ver. Söz sana sabah akşam susarsam namerdim.

Hoca adamı bulup evine getirir ve papağanın önünde on beş akçeyi verir. Bunun üzerine papağan neşelenir ve konuşmaya başlar. Anlatır da anlatır. Dört gün sonra Hoca çaresiz papağana yalvarır:
- Papağan, ne olur, sus artık. Günlerdir uyuyamadım. Al şu iki akçeyi, der.
Papağan akçeleri alır ve susar. Nasreddin Hoca uykuya dalar ve ertesi güne kadar deliksiz bir uyku çeker.

Nasrettin Hoca Fıkraları, Serdar Yıldırım paylaştı

Çok bilmiş komşusu Nasreddin Hoca'yı sınamaya kalkmış.

- Hoca sen her şeyi bilirsin.

- Söyle bana Dünyanın merkezi neresidir? Hoca, adamın niyetini hemen anlamış:

-Tam bulunduğun yerdir, diye yapıştırmış cevabı.

- "Aman Hoca! Nasıl olur?" demiş adam. Hoca kızar gibi yapmış.

- "Adam! Sordun, söyledik. İnanmazsan alır cetveli ölçersin."

Nasrettin Hoca Fıkraları, dersimiz.com paylaştı

Hoca bir gece mezarlıktan geçerken aniden ayağı kayar ve eski bir mezarın içine düşer. O anda aklına geceyi orada bir ölü gibi geçirerek yazıcı melekleri görme fikri gelir. Hemen yatar ve beklemeye başlar. Bir süre sonra mezarlığa yaklaşmakta olan fincancı kervanından yükselen katırların çan sesleri, katırcıların konuşmaları, homurtular derken iyice yaklaşan seslerden korkan Hoca kıyamet vakti geldi sanarak dışarıda ne olduğunu görmek için mezardan dışarı çıkınca bir anda yarı çıplak Hocayı gören katırlar ürker. Hortlak görmüş gibi her biri bir tarafa kaçışan katırlar bütün yükleri yerlere yuvarlar, fincanları zayi ederler. Bunun üzerine sinirlenen fincancılar koşup Hocayı yakalarlar:

- Be adam gecenin bir vakti ne yapıyorsun burada? derler. Hoca korkudan kekeleyerek

- Be be ben öbür dünyadan geldim. Bir bakayım burada işler nasıl gidiyor. Deyince adamlar Hocayı bir güzel pataklarlar. Bin perişan eve dönen Hocayı telaşlı karısı karşılar:

- Ee anlat bakalım ne bu halin? Öbür dünya nasıl? Ne var?...Hoca biraz vakurlu biraz üzgün:

- Hiç bir şey. Ta ki fincancı katırlarını ürkütene kadar.

Nasrettin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Nasreddin Hoca kasabanın pazarına gitmiş. Eşeğini bir yere bağlamış. Alış veriş yapmış. Döndüğünde eşeğini bağladığı yerde bulamamış. Hemen bir tellâl tutmuş. Şöyle bağırtmağa başlamış:

— Eşeğimi kim bulup getirirse, Semeriyle, yularıyla ve üstündeki her şeyle beraber eşeğimi ona vereceğim.

— Hoca efendi, eşeği bulana verecek olduktan sonra ne diye arıyorsun?

— Kaybolan şeyi bulmanın keyfini bilmezsiniz siz! demiş Hoca;

— Eşeği bulup getirene mükâfat olarak o eşek yeter.

Gençliğimi bulup getirene bütün servetimi veririm.

Cenneti bulsam, canımı da veririm.

Nasrettin Hoca Fıkraları, mervenur paylaştı

— Kıyamet ne zaman kopar? Diye Hocaya sormuşlar, O da:
— Hangi kıyamet? demiş.
— Kıyamet kaç tanedir? demişler.
— Aslında kıyamet iki tanedir. Kişinin kendi ölümü küçük kıyamet, dünyanın parçalanması ise büyük kıyamettir. Bizim ev için sorarsan karım ölürse küçük kıyamet. Ben ölürsem büyük kıyamet! diye karşılık vermiş.

Nasrettin Hoca Fıkraları, ayşenur paylaştı

Diğer Sayfalar: İlk Sayfa ... 30 31 32 [33]34 35 36 ... Son Sayfa

Nasrettin Hoca Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin