Nasrettin Hoca Fıkraları

ANA SAYFA > Nasrettin Hoca Fıkraları (385 Fıkra)

Nasrettin Hoca Fıkraları

Bir gün Nasreddin hocaya bir mektup gelmiş. Mektup Arapçaymış. Mektubu sağa çevirmiş sola çevirmiş okuyamamış. Yoldan geçen birine sormuş:

- Yahu demiş, şu mektubu okusana.

Adamda okuyamamış. 3 kişiye daha sormuş onlarda okuyamamış. Daha sonra birine sormuş:

- Ne yazıyor burda?

Adamda bilememiş. Hocaya demiş ki:

- Yaşından başından utan çok bilirim diye kavukla gezersin sonrada bir mektup bile okuyamazsın yuh sana. Hocada sinirlenmiş:

- Çok biliyorsan al bu kavuğu tak kafana hoca ol sen oku bakalım.

Nasrettin Hoca Fıkraları, dersimiz.com paylaştı

Bir gün Hoca, eşeğine binerek , arkasına takılan bir kısım insanlarla birlikte, camiden eve dönerken birdenbire durur, hayvandan iner ve yüzü insanlara dönük olarak eşeğe ters biner, yani semere ters oturur. Bunu görenler yaptığı hareketin nedenini sorarlar. Hoca şöyle der:

- Düşündüm taşındım, eşeğime böyle binmeye karar verdim çünkü saygısızlığı hiç sevmem. Siz önüme düşseniz, arkanızı bana dönmüş olacaksınız; usulsüzlük saygısızlık olur. Ben önde gitsem, size arkamı çevirmiş olacağım ki bu da doğru değildir. Böyle ters bindiğim zaman ise hem ben önünüzden giderim, siz de ardımdan gelmiş olursunuz; hem de karşı karşıya bulunuruz!

Nasrettin Hoca Fıkraları, Mert paylaştı

Nasreddin Hoca, yeni öğrencilerine (mollalarına) dünya ve ahireti genel anlamı ile anlatmaya, kavratmaya çalışmış.

"Ahiret hayatımızın tarlası dünya hayatımızdır. Burada kazanırken usulüne uyarsak orada da biriktirmiş oluruz. Herkes önceden, buradan ne gönderdi ise orada karşılığını bulur. Hiç bir işimiz, amelimiz karşılıksız kalmaz vs." diye anlatmış.

Bakmış mollalarda gevşeklik ve uyku hali var. Vakitte öğle yemeği vakti:

- "Haydi çocuklar, ders tamam. Namazımızı kılar kılmaz hep beraber bizim eve etli pilav ve yoğurt yemeye gidelim" demiş.

Hocanın evine gelmiş, salona doluşmuşlar. Hoca içeriye, Karısına seslenmiş;

- "Hatun hep beraber etli pilav ve yoğurt yemeye geldik."

İçerden Karısı:

- "Aman efendi, Evde o kadar ne pirinç, ne et, ne yağ ne de yoğurt var. Hatta o kadar yemeği pişirebilmek için odun bile yok." diye seslenmiş.

Hoca içeri gitmiş. Eline koca bir kazan, bir kepçe, koca bir tepsi, büyük bir yoğurt bakracı ve bir sürü kaşık alarak salona gelmiş.

- "Kusura bakmayın çocuklar" demiş. "Eve yeteri kadar et, pirinç , yağ, süt ve odun getirebilmiş olsaydım, şu koca kazanla pişirip, bunlarla da sizlere ikram edebilecektim" ! ...

Nasrettin Hoca Fıkraları, dersimiz.com paylaştı

Nasrettin Hoca çıktığı ağaçtan düşmüş, oflayıp puflamış. Yanına gelenler:
- Azıcık sabırlı ol Hoca! Ne oldu ki bu kadar nazlanırsın, demişler. Hoca:
- Siz hiç ağaçtan düştünüz mü? Diye sormuş.
Oradakiler bir ağızdan:
- Hayır, demişler. Hoca da demiş ki:
- Öyleyse siz gidin de ağaçtan düşen birisi gelsin benim yanıma.

Nasrettin Hoca Fıkraları, İrem Naifoğlu paylaştı

Bir yolculuk sırasında Nasreddin Hoca'nın yolu bir kasabaya düşer. Hoca orada bazı gariplikler fark eder. Bunlardan biri de bazı evlerin üzerine bayrak dikilmesidir. Hoca ilk fırsatta vatandaşlara sorar:
- Yahu, bazı evlerin üzerinde bayrak asılı, bunun sebebi nedir?
Oradakiler hep bir ağızdan:
- Hocam, o bayrak asılı evlerde küp dolusu altın vardır, derler.
Bayrak dikmenin sebebini öğrenen Nasreddin Hoca, günün birinde çarşıdan kocaman bir küp alarak evine gelir. Sonra da küpün içerisini çakıl taşlarıyla doldurur. Yine âdetmiş, evinde altın olanlar, küplere karşı sohbet ederlermiş. Sıra Nasreddin Hoca'ya gelince bakmışlar ki küpün içerisinde altın yerine çakıl taşları dolu. Misafirlerden birisi:
- Hoca Efendi, bu nasıl iş, senin küpünde altın yerine çakıl taşları dolu, deyince Hoca:
- Yahu komşular neye üzülüyorsunuz, küpte yattıktan sonra altın olsa ne, taş olsa ne? Fark eden ne ki?

Nasrettin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Nasrettin Hoca hamama gitmiş. Soyunup eşyalarını bir dolaba koymuş. O hamamdayken kasabanın külhanbeyleri elbiselerini saklamışlar. Hoca elbiselerini aramış bulamamış, sonunda külhanbeyleri çağırmış:
- Delikanlılar, siz bu kasabanın âlâ, münevver kişilerisiniz. Dininize, imanınıza söyleyin; ben bu hamama gelirken pijamalarım la mı geldim?

Nasrettin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Hoca ikindi ezanını okumaya başlamış. O sırada bazı komşuları evlerinin önlerinde birbirleriyle konuşuyorlar, sanki ezan sesini duymuyor gibi davranıyorlarmış. Aslında O komşular camiye de pek sık gelmiyorlarmış. Hoca sesini biraz daha yükseltmiş, amma bakmış ki fark eden bir şey yok. O tarafa doğru koşmaya ve koşarken de ezanı okumaya devam etmiş.

O komşulardan birkaç kişi Hoca'ya bir şey olduğunu düşünerek yanına koşuşup sormuşlar:

- "Ne oldu Hoca Efendi, niçin koşarak ezan okuyorsun?"

- "Sesimin nerelere kadar gittiğini merak ettim de; arkasından koşuyorum" demiş.

Nasrettin Hoca Fıkraları, dersimiz.com paylaştı

Diğer Sayfalar: İlk Sayfa ... 4 5 6 [7]8 9 10 ... Son Sayfa

Nasrettin Hoca Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin