Nasrettin Hoca Fıkraları

ANA SAYFA > Nasrettin Hoca Fıkraları (385 Fıkra)

Nasrettin Hoca Fıkraları

Nasrettin Hoca bir gün berbere gitmek için evden çıkmış. Hava çok güzelmiş. Berber dükkanına varınca içeri girmiş koltuğa oturmuş. Onun yardımcısı olan çırağı varmış. Üstelik çırak biraz acemiymiş. Çırak başlamış Hocanın saçını tıraş etmeye. Fakat usturayı Nasrettin Hocanın başında gezdirdikçe acemiliğinden Hocayı yaralıyormuş. Kanayan her yerine de pamuk bastırıyormuş. Acemi çırak ne kadar uğraştıysa da doğru dürüst tıraş etmeyi becerememiş. Hoca sonunda dayanamamış, oturduğu yerden kalkmış.
— Ne oldu Hocam? Daha işimiz bitmedi ki, demiş çırak. Nasrettin Hoca gülümseyerek cevap vermiş:
— Yeter yeter! Sen benim başımın yarısına pamuk ektin. Bırak ben de geri kalan kısmına keten ekeyim...

Nasrettin Hoca Fıkraları, H. Gökçe paylaştı

Bir gün Hoca, gene eşeğini kaybeder. Eee, bu kaçıncı! Artık canına tak eder. "İllallah bu tas kafalının elinden! Aklını başına alsın da, biraz da o beni arayıp bulsun!" diye söylenir. Şuradan şuraya adımını atmaz. Aradan aylar, günler geçer. Kör olası ne döner gelir, ne bir kuru selam gönderir. Günlerden bir gün Hoca eşekler başı Deli Ömer'i görür: "Bu herifin azıcık kulağı deliktir. Şunun bir ağzını arayayım!" der, nasıl ararsa arar. O da:
— Duymadın mı, senin eşek Mısır'a kadı oldu!

Bunu duyunca, Hoca basını sallar:
—Tevekkeli değil; ben bizim çömeze ders verirken, o da kulaklarını dikip dinliyordu! der.

Nasrettin Hoca Fıkraları, Komik Fıkralar paylaştı

Nasreddin Hoca akşamüzeri eve doğru yürürken, baklava seven geveze bir köylüyle karşılaşır.
- Hoca, kısa süre önce bir adam büyük bir tepsiyle baklava götürüyordu.
- Beni ilgilendirmez!
- Fakat adam tepsiyi sizin eve götürüyordu.
- O zaman seni ilgilendirmez!

Nasrettin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Hoca arkadaşıyla birlikte yolda yürürken yanına yanaşan iyi giyimli bir dilenci Hoca'dan sadaka ister. Hoca:

- "Alacağın parayla ne yapacaksın?" diye sorunca dilenci:

- "Kendime yeni bir elbise ve ayakkabı alacağım, sonra arkadaşlarıma yemek ısmarlayıp akşama da kahvehaneye gideceğim." der. Hoca cebinden bir altın çıkarıp verir, biraz yürüdükten sonra üstü başı eski bir dilenci daha yanaşır ve para ister. İsteme sebebi olarak da yemek için peynir ve ekmek alacağını söyler. Bu defa Hoca yeni bir elbise, ayakkabı, arkadaşlarıyla beraber yemek yeme ve sonrada kahvehaneye gidip gitmeyeceğini sordu. Dilenci:

- Ben dindar birisiyim, vaktimin çoğunu ibadetle geçiririm, sorduğunu şeyler için istemediğini söyler. Hoca elini kesesine atıp bir kuruş verir. Durumu merak eden arkadaşına da:

- İlk dilencinin masraflı alışkanlıkları var rahat bir hayat istiyor, diğeri ise nefsinin isteklerini kırarak yaşayan sade bir insan. şeklinde izah eder.

Nasrettin Hoca Fıkraları, dersimiz.com paylaştı

Hoca yolculuk sırasında mola verip bir hana girer, bu sırada hana bir başka yolcu daha girer ve ikisi birden hancıdan yiyecek bir şeyler isterler. Fakat hancı yiyecek olarak sadece bir balık olduğunu söyler ve bunu paylaşmalarını önerir. Bunun üzerine Hoca;

- "Ben balığın sadece başını yiyeceğim" der. Hancı bunun nedenini sorar, Hoca da:

- "Balık başı zekayı arttırır,balık başı yiyen insan akıllı olur" der. Bunun üzerine diğer yolcu hemen atılır ve Hocaya:

- "Balık başını niye sen yiyeceksin, ben yemek istiyorum" der. Hoca da itiraz etmez ve balığın koca gövdesini Hoca yer ve bir güzel karnını doyurur, diğer yolcu ise sadece balığın başını yer ve sonra Hocaya seslenir:

- "Sen koca gövdeyi yedin karnını doyurdun ben sadece kafayı yedim aç kaldım" der Hoca da bunun üzerine:

- "Bak nasıl da hemen akıllandın"

Nasrettin Hoca Fıkraları, fikraoku.com.tr paylaştı

Bir gün Nasreddin Hoca'yı siyah elbiseleriyle görenler:

- Ne oldu Hoca Efendi, bugün karalar giymişsin? Demişler Hoca da;

- Oğlumun babası öldü de, onun yasını tutuyorum, demiş.

Nasrettin Hoca Fıkraları, ebru demir paylaştı

Mahallenin çocukları Nasreddin Hoca'ya muzip bir şaka yapmak istemişler. Planlarını kurmuşlar.
"Hoca'yı ağaca çıkaralım. Pabuçlarını alıp uzaklaşarak biraz şaka yapalım" diye düşünmüşler. Hoca'nın yoldan geçeceği saatlerde, uçurtmalarını büyükçe bir ağaca taktırmışlar. Hoca'yı beklemeye başlamışlar. Hoca oradan geçerken de hemen etrafını sarmışlar:

- Hocam uçurtmamız ağaca takıldı. Biz çıkıp kurtaramadık. Bize yardımcı olur musunuz? Demişler.

"Hay hay" demiş Hoca. Ayakkabılarını çıkarıp sırt çantasına yerleştirmeye başlamış.

Çocuklar:
- Hoca efendi onları niye yanına alıyorsun? Ağaçta pabuçları ne yapacaksın?
Demişler.
Hoca bunun üstüne demiş ki;
- Belli olmaz ki evlâtlarım, bu iyiliğime karşı Rabbim, belki bana ağaçtan öteye bir yol ikram eder.

Nasrettin Hoca Fıkraları, Nasrettin Hoca Fıkraları paylaştı

Diğer Sayfalar: İlk Sayfa ... 18 19 20 [21]22 23 24 ... Son Sayfa

Nasrettin Hoca Fıkraları Arşivi

Fıkra / Komik Şeyler Ekleyin